ŞEKER HASTALIĞI
ŞEKER HASTALIĞI, diyabet, toplumdaki Kişilerin % 0,5-1 ‘inde görülen ve kan şekerini kontrol eden. İnsülin (bkz,) adlı hormonun yetersiz salgılanması ya da hiç salgılanmamasınla ortaya çıkan ve vücudun tümünü etkileyen bir rahatsızlıktır. Kalıtım, virüs enfeksiyonları, Pankreas hastalıkları ve Şişmanlık gibi birçok nedenleri vardır. Herhangi bir yaşta ve zamanda ortaya çıkabilirse de, iki ana grup ayırt edilmektedir: Juvenil (çocukluk, yetişkin ya da erişkin dönemde başlayan) ve insülin salgılama yeteneğinin olmamasına bağlı olan tip ile; orta yaş döneminin sonlarında veya ileri yaşta başlayan, şişmanlıkla ve göreli insülin eksikliği ile birlikte olan geç tip. Kandaki şeker düzeyinin yüksek olması çoğu zaman keto-asi-dozla birlikte komaya, aşırı susuzluk hissine, fazla miktarda idrar çıkarılmasına, kilo kaybına, genel sağlık durumunun bozuk olmasına ve enfeksiyonlara yatkın olma durumuna yol açabilir. Hastalık idrar veya kan testleriyle teşhis edilir ve glikoz yükleme (tolerans) testleriyle doğrulanır. Şeker hastalığı küçük kan damarlarının hastalanmasına, erken gelişen damar sertliğine, Retina hastalıklarına, KataraKt’a böbrek hastalıklarına ve Nevıit’e neden olur. Gelen kan akımının zayıf olması, nevrit ve uzun zaman devam eden enfeksiyon nedeniyle kronik vbacak ülserleri gelişebilir. Seker hastalığı teşhis edildiğinde kan şekeri düzeyinin düzenlenmesi ve kesin sınırlar arasında tutulması gerekir. Meydana gelebilecek komplikasyonlan olabildiği kadar düşük dereceye indirebilmek için şeker hastasının devamlı ve düzenli olarak tıbbi kontrol altında tutulması ve eğitilmesi şarttır. Besinlerle alınan karbonhidrat miktarı kontrol edilmelidir. Geç yaşta başlayan şeker hastalığında sadece bu önlem, yeterli olabilir. Juvenil vakalarda ve geç yaşta başlayan bazı vakalarda ise, insülin verilmesi gerekir. İlk grupta insan vücudunda insülin yapımını arttıran ilaçların verilmesi uygundur. Geç yaş grubunda insülin, deri altına zerkedilerek kullanılır. Düzenli bir doz şeması uygulanır. Ancak, ameliyat, gebelik ve enfeksiyon gibi durumlar, vücuttaki insülin gereksinimini arttırırlar. Şeker hastalarının durumu, basit idrar testleriyle kontrol edilebilir. Bazen verilen insülin dozu fazla gelebilir. Bu durumda terleme, dalgınlık hali ve Koma gelişir. Hastaya hemen şeker verilmesi gerekir. Şeker hastalığının gözdeki kompli-kasyonlan özellikle juvenil vakalarda erkenden teşhis edilmelidir. Çünkü gerekli tedavi erkenden başlarsa körlük önlenebilir veya geciktirilebilir.
Başka bir kaynağa göre şeker hastalığı:
ŞEKER HASTALIĞI NEDİR?
İnsan bedeninde, midenin arka bölümünde, pankreas isminde bir bez vardır. İşte bu bez kişinin bedeninde kan şekerini düzenlemeye yarayan hormonlar salgılamaktadır. Bu salgılanan hormonlardan biri de insülindir. İnsülinin salgılanmayışı veya yetersiz kalması ile hücrelerin enerjisini sağlamak gibi önemli bir fonksiyonu bulunan şeker hücreye giremez hale gelir. Hücreye girmeyi başaramayan şeker kanın içinde birikmeye başlar. Kanın içersinde olması gereken şeker oranı böylece daha yüksek bir orana çıkar. Buda diğer bütün hücrelerin zarar görmesine yol açar. Zira fazla orandaki şeker miktarı vücuda bir nevi zehir görevi görmeye başlar.
ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Şeker hastası olan kişilerde sürekli su içme isteği, iştahının çok açık olması ve sürekli yemek yeme isteği, sürekli idrara çıkma isteği, cilde meydana gelen kuruma, devamlı yorgun ve halsiz olma, yaralanma durumlarında mevcut yaraların çok geç iyileşmesi, bulanık görme gibi görme bozuklukları şeker hastalığının en tipik belirtileridir.
ŞEKER HASTALARINDA HANGİ HASTALIKLAR VEYA RAHATSIZLIKLAR GÖRÜLEBİLİR?
Şeker; kanın içinde bulunduğu için, kan da damarlar içinde dolaştığı için damar hastalıklarının ortaya çıkmasına sebep olabilir. Şeker hastalığı öncelikle, kalp, beyin, böbrek gibi son derece önemli ve hayati önem taşıyan organlara hasar verebileceği gibi, ayaklarda ve gözlerde de problemler oluşmasına sebep olabilir. Şeker hastalığının damarlara verdiği hasar ile yeterli derecede kan dokulara ulaşamaz ise kişi kalp krizi, felç, böbrek hastalıkları, körlük, hiper tansiyon gibi ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalabilir. Bunun yanında şeker kullanılamadığından, vücut yağları ve proteinleri kullanmaya başlar. Buda insan vücudunda asit fazlalığına ve hızla kilo kaybına sebep olur bu da son derece tehlikeli bir durum olup, ölümle daha sonuçlanabilecek şeker komasına neden olabilir.
ŞEKER HASTALIĞININ ÇEŞİTLERİ NELERDİR?
Şeker hastalığı çeşitlerine bakıldığında iki çeşit şeker hastalığı görülür.
TİP 1 ŞEKER HASTALIĞI
Pankreasta insülin üreten beta hücrelerde hasar meydana gelirse veya insülin yapımını önleyen bir takım hastalıklar meydana gelirse tip 1 diabet ortaya çıkmaktadır. Tip 1 şeker hastalığının başlaması çok zaman almamaktadır. Ortalama birkaç gün içinde veya birkaç hafta içersinde meydana gelebilir.
Tip 1 şeker hastalığının 3 dikkat çekici bulgusu vardır:
Kanda bulunan şeker oranında artış gözlenir.
Karaciğer enerji ve kolesterol için yağ kullanmaya başlar.
Vücuttaki proteinler azalmaya başlar.
Tip 1 şeker hastalığının görülme yaşı genelde 20 li yaşlardan daha erken başlar. İnsülin az üretilir hale gelir veya hiç üretilemez. Hasta hızla zayıflamaya başlar.
TİP 2 ŞEKER HASTALIĞI
Tip 2 şeker hastalığında asıl sorun, insülinin eksikliğinden çok insülinin etki etmemesidir. İnsülinin bağlanma noktasında sorun gözlenir veya bağlanma nokta sayısı azdır. Tip 1 şeker hastalığına göre daha çok rastlanılan tip 2 şeker hastalığı, genelde yetişkinlerde görülür. Tip 2 şeker hastalığının görülme yaşı çoğunlukla 40 lı yaşlardan sonradır ve hastalara bakıldığında çoğunun şişman olduğu gözlenir. Ayrıca kimi gebeliklerde hormonların salgılanmasına bağlı olarak gebelik diabeti meydana gelebilir. Gebelik sona erdiğinde, kadının kan şekeri normale döner ancak ileriki 10 ila 20 yıl içinde tip 2 şeker hastalığı görülebilir.
KİMLERDE ŞEKER HASTALIĞI GÖRÜLME İHTİMALİ DAHA YÜKSEKTİR?
Şeker hastalığı genelde ailesinde şeker hastası olan kişilerde görülebilirken, şişman kişilerde, çok hızlı yemek yiyip çok çabuk acıkanlarda, yüksek tansiyon hastası olan kişilerde, kanındaki yağ oranı yüksek olan kişilerde, hareketsiz yaşam tarzına sahip kişilerde, bel çevresi kadınlarda 88 cm i geçen, erkeklerde 102 cm geçenlerde görülebilme ihtimali yüksektir.
ŞEKER HASTALIĞI TANISI NASIL KONULUR?
Şeker hastalığından şüpheleniyorsanız, idrar ve kan testleri yaptırabilirsiniz. İdrarda kan bulunması, açlık kan şekerinin ölçülmesi, gtt yani glukoz tolerans testinin yapılması nefesin aseton kokması gibi uygulamalar şeker hastalığı teşhisinde etkin rol oynar.
ŞEKER HASTALIĞI TEDAVİSİ
Şeker hastalığı tedavisinde asıl amaç kan şeker düzeyini normal sınırlar içersinde sabitleyebilmektedir. Buna ulaşmak içinde şeker hastası olan kişiye önce diyet listesi verilir. Şeker, bal gibi besinler kesinlikle yasaklanır. Taze sebzeler ve tahıllara diyet listesinde sıkça yer verilir.
Protein ve yağ düzeyi de minimum seviye indirilmeye çalışılır. Zira protein karaciğerde şekere (glukoza) dönüşmektedir. Çok önemli bir enerji kaynağı olan yağ da kişide kilo sorununa sebep olmaktadır. Bu sebeple yağ kullanımında kesinlikle hayvansal yağlardan ve katı margarin türü yağlardan uzak durulması gerekir.
Şeker hastalığındaki diğer bir tedavi yöntemi ise süzenli spor yapmaktır. Bedeni yormadan yapılan düzenli spor kaslardaki şekerin yakılmasını sağlar.
Bunların dışında şeker hastalığı tedavisinde en önemli unsur, insülin tedavisidir. Şeker hastasının vücuduna verilen insülin, hastanın kan şekerini ayarlayarak dengede olmasını sağlar. Bu insülin tedavisi doktor kontrolünde hastanın durumuna göre ayarlanan dozlarda verilir.


Leave a Reply