Sarılık
SARILIK
Kanda aşırı miktarda bilirübin pigmenti bulunması sonucu derinin ve göz aklarının sarı renk alması. Hemoglobinin yıkım ürünü olan bilirubinî, karaciğer Safra içine gönderir. Eğer hemoglobin, normalden çok daha hızlı ve fazla miktarda parçalanacak olursa (hemoliz) karaciğer ortaya çıkan aşırı bilirübini kandan yeterince hızlı temizleyemez. Bundan başka sarılık, karaciğerin zarar gördüğü hastalıklarda ve karaciğerden onikiparmak barsağma giden kanalların Safra Kesesi taşlan veya pankreas ya da safra kesesi kanseri tarafından tıkanması halinde meydana gelebilmektedir (tıkanma sanlığı). .
Halk arasında basitçe “Sarılık” olarak adlandırılan hastalık. Bazı virüslerin etkisiyle karaciğerde gelişmiş olan iltihabi bir hastalıktır. “Hepatit”, karaciğer iltihaplanması demektir. “Akut viral hepatit” ise bazı virüslerin etkisiyle karaciğerde ani bir iltihap gelişmesi olayıdır. Hepatit yalnız virüslerle değil çeşitli ilaçların, zehirlerin, mikroorganizmaların etkisiyle de gelişebilir. Hepatit durumunun belirtilerinden biri sarılık olabilir. Hepatite yol açan etkenler arasında en sık rastlananı virüs etkenleridir.
Başlıca iki çeşit akut viral hepatit bulunmaktadır. Bunlardan birine “infeksiyöz hepatit”, “Hepatitis A”, “HA”, “MS-I Hepatiti” gibi adlar verilirken, diğerine “Serum hepatiti”, “Hepatitis B” “HB”, “MS-2 Hepatiti” adları verilmektedir. Biz burada “İnfeksiyöz hepatit” ve “Serum hepatiti” terimlerini kullanacağız.
İnfeksiyöz hepatite yol açan etkeni, “Enterovirüs” grubuna ait bir RNA virüsüdür. Virüs içeren dışkının hastaya kirli eller ve ağız yoluyla bulaşması, hastalığın bulaşma yoludur. Ender vakalarda ise bu virüsle bulaşmış enjeksiyonların hastaya uygulanmasıyla gelişmektedir. Hastalık bulaştıktan 15-45 gün sonra belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Bu gecikme süresine “Kuluçka devri” denilmektedir. Bu virüsle karşılaşmış olan hasta, “İmmün globulin G” (IgG) ve “İmmün globulin M” (IgM) yapısında antikorlar gelişir .Bu antikorlar aracılığıyla virüsle karşılaşmış olan insanların ancak % 10′unda infeksiyöz hepatit gelişmektedir. Ultraviyole ışınları, 100 santigrad derecedeki ısının 5 dakika süreyle uygulanması ya da 1/4000′lik formalin çözeltisi bu virüslerin ölmelerine yol açabilmektedirler.
Serum hepatitinin etkeni ise bir DNA virüsüdür. Bu virüsle kirlenmiş olan serum ve enjeksiyonların hastalara yugulanmasıyla hastalık ortaya çıkar .Serum hepatitinin kuluçka süresi 45-180 gün kadardır. Virüsün yüzey antijenine karşı, vücutta “Anti hepatitis B yüzey antikoru” (Anti HBs) ve virüsün vücut antijenine karşı ise “Anti hepatitis B vücut antikoru’ (Anti-HBc) gelişir. Bu antikorlar IgG ve IgM yapısmdadırlar. Anü-HBs hastalığa karşı gelişecek olan hatırlayıcı bağışıklık yanıtının doğmasına yol açabilirler. Anti-HBc antikoru hastalığın bütün seyri boyunca ve iyileşme döneminde varlığını sürdürürken, anti-HBs antikoru hastalığın iyileşme döneminde ortaya çıkar.
Virüsün tipi ne olursa olsun, karaciğerdeki bozukluklar sürekli aynıdır. Karaciğerdeki iltihap bir süre sonra karaciğer hücrelerini zedeleyip onların ölmesine, yani nekroza yol açar. Karaciğere akyuvarlar adeta saldırır. Bu sırada ölmüş olan karaciğer hücrelerinin yerini, yenileri ;oğalarak alırlar. İltihabi olay üç ay kadar sürebilir. Eğer iltihap müzminleşecek olursa, karaciğerde nedbeleşme de gelişir. Akut viral hepatit, belirti yönünden oldukça zengindir. Halsizlik, iştahsızlık, kas-eklem ağrıları, bulantı, kusma, ateş, ışıktan rahatsız olma, koku ve tat duyusunda değişiklikler. Göz akının sararması ve derinin sararması hastalığının belirtilerindendir. Sarılık, hastalığın 1-2. haftasında en üst düzeyine ulaşır. Hastalığın belirti ve bulguları sarılığın gelişmesinden 6 hafta sonrasına kadar varlıklarını korurlar. Hastanın karaciğeri, % 10 vakada da dalak da büyümektedir.Bunların büyümüş olduğu muayene ile ortaya konulabilir.
Karaciğer hücresinde çeşitli enzimler bulunmaktadır. Karaciğerdeki iltihap sırasında bu hücrelerin bir bölümü ölüp parçalandığından, içlerindeki enzimler kana karışır. Bu enzimlerin kandaki miktarları saptanarak hastalığın gidişiyle ilgili bilgi edinilebilir. Kısa adları GOT, GPT, LDH, ICD olan enzimlerin kanda yüksek miktarda bulunması, karaciğerdeki hücresel yıkımın ağır olduğunu gösterir. Karaciğer hücrelerinin zedelenmeleri ve bazılarının da ölmesi sonucu, vücudun bilirubin metabolizması da bozulur.Bunun sonucu olarak da kandaki bilirubin miktarı yükselmeye başlar. Bilirubinin 100 mi. kandaki miktarı, 2.5 mg.’ın üstüne çıkması halinde hastada sarılık gelişir. Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaların 15-20 günlük bir yatak istirahatine alınmaları gerekir. Beslenmeye özel bir Özen gösterilmelidir. Yağ, beslenme rejiminden çıkartılmalıdır. Karbonhidratlı besinler, örneğin şekerli besinler çok yararlıdır. Hastalara protein verilmesinin de büyük yararı vardır. Ancak yağdan fakir peynir, süt yoğurt gibi protein kaynaklarına yönelinmelidir B ve C vitaminleri ve özellikle de B12 vitamini yararlıdır. Hastaların yorulmamaları, alkol kullanmamaları gerekir.
Alkolün bir yıl süreyle yasaklanması yaramaır. İnfeksiyöz hepatit vakalarında hastanın yakınlarına kilo başına 0,02 mi. IgG antikoru yapılması koruyucu bir etkiye sahiptir. Serum hepatiti için böyle bir koruyucu önlem yoktur.
Başka bir kaynaktan bilgi:
Hal arasında genellikle sarılık hastalığı ile viral hepatit hastalığı karıştırılmaktadır. Görülen her sarılık hastalığı viral hepatit sanılır. Aslında sarılık başlı başına bir hastalık değildir. Birçok hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkar sarılık. Örnek vermek gerekirse ana safra kanallarında taş oluşması sarılığa sebep olur. Fakat sarılığın viral hepatit ile herhangi bir ilgi olmadığı gibi bulaşma ihtimalide yoktur. Aynı şekilde yeni doğan sarılığı denen sarılığında viral hepatit ile ilgisi yoktur ve yine aynı şekilde bulaşıcı özelliği yoktur.
Üç çeşit sarılık vardır:
- Hemolitik sarılık: kanda bulunan alyuvarların hasarlanması ile oluşan safra, hızla kana karışır. Akabinde kişi idrar renginin normal olmasına rağmen büyük tuvaletinin renginin çok koyu olmasından yakınır.
- Hepatik sarılık: belli bir virüs sebebiyle ortaya çıkan karaciğer iltihaplanmasıdır. Karaciğer hücrelerinde şişme görülür ve akabinde safra yollarında tıkanma meydana gelir. Belirtileri yavaş yavaş kendini gösterir. Kişi ishalden, kusmadan, ateş yükselmesinden, iştah kaybından şikâyet eder. En sık görülen sarılık türlerinden biridir.
- Obstrüktif sarılık: Safra kanallarının herhangi bir sebeple tıkanması sonucu meydana gelir. Belirtileri arasında göz aklarındaki sararma, yüz, kol, bacak, boyun bölgelerinde sararma görülür. Kişinin idrar rengi koyu sarı veya koyu kahverengi bir hal aldığı gibi kötü bir kokusu vardır. Büyük tuvaletinin rengi kül renklidir ve kötü kokuludur. Cildinde şiddetli kaşıntılar hisseder. Tedavi için ilk önce yatak istirahatı ve sağlıklı bir diyet uygulanarak safra kanallarını tıkayan etkenlerin ortadan kaldırılması gerekir.
Hepatit hastalığına sebep olan A,B,C,D,E virüslerinin yanında daha ender görülen farklı virüslerde vardır. A ve E virüsleri dışkılama yolu ile vücuttan atılmaktadırlar. A virüsü ile oluşan bulaşıcı sarılık hastalığında kişinin dışkısı sarılığın meydana gelişinden 2 hafta öncesi ile 1 hafta sonrasındaki dönem içinde çok bulaşıcı özellik taşır. Bu virüsler ile meydana gelen hepatitler aslında virüs taşıyan dışkı, kirli su ve besin maddelerinin yıkanmadan tüketilmesi ile bulaşmaktadırlar. Bazı yüzeylere yerleşmiş olan virüslere el ile dokunup, ardında elleri yıkamadan ağza götürmek virüsün bulaşmasının en etkili yollarından biridir. B ve C virüsleri ise ilk önce kan yolu ile bulabildiği gibi, ortak kullanılan jilet, diş fırçası, akupunktur malzemeleri, diş tedavisinden kullanılan malzemelerden ve cinsel ilişki yoluyla bulaşmaktadır. Ayrıca annede varsa bu hastalık bebeğe de geçebilir.
Sarılığın en sık rastlanılan belirtileri arasında, halsizlik, mide bulantısı, ateş yükselmesi, karnın sağ üst kısmında ağrı, göz aklarında ve deride sararmalar, dışkı ve idrar renginde meydana gelen koyu renk sayılabilir.
A ve E hepatit enfeksiyonları tedavi görülmesi halinde tam olarak iyileşirken, B,C hepatitleri kronikleşebilirler. Hepatit C aşısının henüz bir aşısı bulunmamıştır. Hepatit B ve C hastalarının bazıları hastalığın kronikleşmesi ile ileri dönmelerde siroz, karaciğer kanseri gibi hastalıklara maruz kalabilmektedirler. Hepatit C hastalığının toplum içinde görülme oranı düşüktür. Bu sebeple hepatit C hastalığı bireysel bakımdan tehlikeli olmadığı gibi, toplum açısından da fazla bir tehlike arz etmez. Hepatit C virüsü genelde hemodiyaliz hastaları ile sık sık kan nakli yapılan hastalarda ciddi bir risk oluşturabilir.
Hepatit B enfeksiyonu kapanların bazıları tam anlamıyla iyileşemeyebilirken aynı zamanda taşıyıcı olarak kalabilmektedirler. Hepatit B virüsü taşıyan kişi kendi hastalığın hiçbir belirtisi, şikâyetini yaşamazken bile hastalığı başkalarına bulaştırabilme riski vardır. Bu sebeple kan vermemeli ve asla korunmasız cinsel birliktelik yaşamamalıdır. Hepatit b hastalığına karşı aşı son derece faydalıdır. Hepatit B aşısı yüksek oranda bağışıklık sağlayarak kişiyi ortalama 5 yıl hepatit B den koruyabilir. Az yağlı yiyecekler, glikoz bakımından zengin olan besinler hastaya verilir. Ortalama 4 ila 6 hafta sonunda iyileşecek olan hastaya bu süre zarfında yatakta dinlenmesi önerilir.
Bulaşıcı sarılık hastalığı ile bulaşıcı kara sarılık yani hepatitis hastalığı ile aynı mıdır?
Hayır değildir. Bu hastalık bir spiroker vasıtasıyla bulaşmaktadır ve taşıyıcıları farelerdir. Yani hastalık fare tarafından ısırılmakla geçer veya fare pisliğine dokunmakla veya farenin idrarının içilen sulara karışması ile bulaşır.
Bulaşıcı sarılık çoğunlukla hangi ortamlarda bulunur ve bu hastalığa yakalanması muhtemel kişiler kimlerdir?
Bu hastalık çoğunlukla liman işletmelerinde, yük iskelelerinde, lağımlar ve kanalizasyonlar ile farelerin yaşabileceği mekânlarda meydana gelir. Bu sebeple bu mekânlarda yaşayan, çalışan kişilerin bu hastalığa yakalanma riski daha yüksektir.


Leave a Reply