Sağlık Sözlüğü

Kist

Kist, organizmada içi sıvı ya da yarı sıvı maddeyle dolu küçük, kese biçimli boşluk. Kistlere salgı bezlerinden birinin salgı yolunun tıkanması, çeşitli asalaklar, ur hücrelerinin çoğalması, vb. çeşitli etkenler yol açabilir. Bazı kistler, sonradan kansere dönüşebilirler.

Koku Alma

Kokualma, insanda kokuların ayırt edilmesini sağlayan, birçok hayvandaysa ayrıca, yiyecek bulma, eş arama ve çevreyi tanıma amacıyla kullanılan önemli duyu. Koku alma havada bulunan maddelerle, tadal-ınaysa besinlerle ilgili olmakla birlikte, her iki duyu da ı evredeki havada ya da besinlerde bulunan kimyasal maddeleri algılamanın sonucudur. Kokunun algılanması koku organlarına (hayvanların büyük bölümünde burun) gelen moleküllerin [...]

Kol

Kol, insanda ve maymunlarda üst üyelerin her birine verilen ad. Kol, dar anlamıyla, omuzdan dirseğe kadar uzanan kol kemiğinden (hamerus) oluşur. Kol kemiği dirsekte bileğe kadar uzanan önkolla birleşir. Önkol iki ayrı kemikten oluşmuştur: Dirseğe bağlı olan dirsekkemiği (uina); dirsekkemiğinin çevresinde dönerek bileğin dönmesini sağlayan dönerkemik (radius). Bütün bu yapı kaslarla omuz kemiğin bağlanır; omuz [...]

Kolesterol

Kolesterol, kanda ve gövde dokularında bulunan, hayvansal kökenli yansız yağ. Hücre zarlarının temel öğelerinden bir steroyit olan kolesterol, su atıcı tabakaların fiziksel niteliklerini değiştirir. Ayrıca, steroyit hormonların, safra tuzlarının ve asitlerin hammaddesini oluşturur. Bünyedeki kolesterolün büyük bölümü karaciğerde Üretilir, bir bölümü de hayvansal yağ bakımından zengin besinlerden alınır. Kanlarında kolesterol düzeyi yüksek kişilerde, damar sertliği [...]

Koma

Koma, kesin bir anlam taşımayan, hastanın kendine getirilemediği bütün bilinç yitimi durumları için kullanılan tıp terimi. Baş yaralanmaları, aşırı ilaç alma, şeker hastalığı, inme ve çeşitli enfeksiyonlar komaya neden olabilir. Hastaların birçoğu komadan çıktıktan sonra aşağı yukarı bütünüyle iyileşir; ama beynin önemli ölçüde zarar gördüğü durumlarda, hasta komadan çıkamayarak “bitkisel yaşama” girebilir.

Konuşma

Konuşma, insanda sözlü anlaşma yeteneği. Akciğerlerden gelen havanın, ses tellerinin direnciyle karşılaşmasıyla ortaya çıkan titreşimlerden kaynaklanan ses, dudaklar ve dilin hareketleriyle, konuşmada kullandığımız son biçimini alır. Sözcükler temel seslerden oluşan farklı dizilerden oluşur. Konuşmayı çocukluk çağında öğrenebilmek için, normal işitme yeteneğinin yanı sıra, beynin boğaz, ağız ve dil kasları üstündeki denetiminin de kusursuz olması gerekir.

İç salgı bezleri

İçsalgı bezleri salgıladıkları maddeleri bir kanal aracılığıyla boş bir yüzeye iletmek yerine kana karıştıran salgı hücreleri demetleri. Bütün omurgalılar ile bazı omurgasızlarda bulunan iç salgı bezleri , bedenin çeşitli bölgelerinde gerçekleşen, günlük, aylık ya da mevsimlik değişiklikler gösteren farklı birçok hücresel işlem arasında işbirliğini sağlarlar. Memelilerde, “hormon” adı verilen özel organik bileşikleri üretip salgılamakla görevli [...]

İşitme

İşitme, sesleri algılama ve yorumlama yeteneği. Omurgalılarda işitmeyi, kulaktaki tüysü yapıların mekanik titreşimlerle doğrudan ya da dolaylı olarak uyarılması sağlar. Uyarılan bu yapılar, işitme siniri yardımıyla beyine elektrik işaretleri gönderirler. Omurgalılarda işitme organının kulak olmasına karşılık, balıklar, titreşimleri bedenleriyle de algılayabilirler. İşitme yeteneğinin işlevleri çok çeşitlidir. Bunların en önemlisini iletişim ve yer saptama oluşturur. Erkek [...]

Sağırlık

Sağırlık ( işitme yeteneğinin yitimi ) birçok [edenden kaynaklanabilir. Yüksek frekansları duyma eteneğinin yaşlandıkça azalması doğal olmakla birlikte, konuşmaları anlamakta güçlük yaratacak düzeye laşması, sağırlık diye nitelenebilir, işitme yitimi çok ileri değilse, işitme aygıtları sağır kişilerin yeniden duymasını sağlayabilir, iç kulaktaki oluşum bozuklukları doğuştan sağırlıklara yol açarlar. Enfeksiyonlardan orta kulağın etkilenmesi sonucu ortaya çıkan sağırlıktaysa, [...]

Gebelik

Gebelik bedende gelişen embriyo ya da dölüt bulunması. Dişinin yumurtasının erkeğin sperması tarafından döllenmesiyle başlayan gebelik, doğuma kadar sürer. İnsanda bu süre yaklaşık 266 gün ya da son âdet kanamasından başlayarak 40 haftadır.

Genetik

Genetik biyolojinin kalıtımsal özellikleri belirleyen genlerin yapısını, işlevini ve evrimini inceleyen altdalı. Genetiğin temel ilkesini Mendeî’in ortaya koymuş olduğu, kalıtımsal özelliklerin bağımsızlığı oluşturur. Mendel, boyları, tohumlarının yapısı ve çiçeklerinin rengi farklı bezelye türleriyle yaptığı deneylerde, kısa ve uzun türleri çaprazladığı zaman ya kısa ya da uzun bitkiler elde edildiğini, ama hiçbir zaman orta boylu hir [...]

Göbek bağı

Göbek bağı memelilerde embriyoyu etene bağlayan. doku. Embriyonun kalp atışları, kanı göbek bagmdaki (ya da göbek kordonu) iki atardamardan etene gönderir; sonra kan, göbek şeridi toplardamarından geçerek ernbriyoya geri döner. Bu üç damar, bir ip gibi birbiri üstüne sarılmıştır. İnsanda doğumdan hemen sonra göbek bağı kesilip düğümlenir; yaranın iyileşmesinden sonra yerinde kalan ize göbek ya [...]

Grip

Grip grip virüsünün çeşitli türleriyle bulaşan enfeksiyon hastalığı. Salgınlara yol açan virüs türü çok sık değşinimlere uğradığından, bir önceki salgının virüsünü almış olmak daha sonraki salgınlarda bağışıklık sağlamaz. Bu yüzden her grip salgınında yeni bir aşının – hazırlanması gerekir. Grip, bronş mukozasına zarar vererek bakterilerin bedene girmesini kolaylaştırır; bu yüzden, 1918-1919 yıllarında Avrupa’daki büyük grip [...]

Guatr

Guatr tiroyit bezinin boyunda şişlik yaratacak ölçüde büyümesi, Tiroyit hormonlarının en önemli bileşenlerinden olan iyodun eksikliği, tiroyit bezini bu eksikliği gidermek için büyümeye yöneltir. Toprağın çok az iyot içerdiği yörelerde yaşayan insan ve hayvanlarda görülen guatrı önlemek için, yemek tuzu iyot eklenerek satılır. Gözfırlaklığına (egzoftalmi) yol açan ciddi bir hastalık olan Basedow hastalığı sırasında görülen [...]

Frengi

Frengi

Frengi Treponema pallidum adlı bakterinin neden olduğu bulaşıcı cinsel hastalık. Kuluçka evresi 2-3 hafta olan hastalığın ilk belirtisi kamışta, dış üreme organları düzeyinde ya da dudaklarda beliren ağrısız, küçük bir çıbandır. “Şankr” adı verilen, çok geçmeden kendiliğinden iyileşen bu yumuşak çıban, göründüğü sırada teşhis edilmezse, bakterinin bedene girmesinden 8 ay – 4 yıl arasındaki evrede [...]

EL

EL canlıların birçoğunda kolun ucunda yer alan, dokunma, tutma ve kavrama işlevi gören organ, tnsan eli 4 bölümden oluşur: El bileği kemikleri; eltarağı kemikleri; el parmağı kemikleri; elin susamsı kemikleri. îki sıralı dizilmiş 8 kemikten oluşan elbileği kemiklerinin 4′ti üst sırada, 3′ü alt sırada yer alırlar. El bileği kemikleri İle el parmağı kemikleri arasında yer [...]

Erdişilik

Erdişilik bir bireyde hem dişi hem erkek üreme organlarının bulunmasını belirten terim. Halkalı kurtlar, yumuşakçalar, vb. birçok omurgasız hayvan öbeğinde erdişilik çok sık rastlanan bir Özelliktir. Ama bu hayvanların kendi kendilerini döllemeleri çok ender bir olaydır; genellikle yumurtalarının döllenmesi için, aynı öbekten iki erdişi hayvanın karşılıklı sperma aktarımında bulunması gerekir. Bu üreme yöntemi, yaşamalarına elverişli [...]

Ergenlik

Ergenlik çocukluğu izleyen, cinsel bezlerden salgılanan hormonların üremeyi sağlayacak düzeye erişmesiyle başlayan dönem. Başlangıç yaşı beyin tarafından belirlenen ergenlik dönemi, bireyden bireye değişmekle birlikte, genellikle kızlarda 10-16, erkeklerde 14-18 yaşları arasını kapsar. Ergenlik döneminde beden hızla gelişir; ikincil cinsel özellikler yavaş yavaş yitirilir. Erkekte erbezi torbası, erbezi ve kamış gelişir, yüzde ve bedende kıllanma artar, [...]

Eşcinsellik

Eşcinsellik, kişinin kendi cinsinden kişilere cinsel istek duyması. Çok eski çağlardan bu yana gerek erkekler, gerek kadınlar arasında görülen eşcinsellik, toplumlara göre farklı biçimde değerlendirilir; bazı toplumlar eşcinsel ilişkileri doğal karşılarken bazıları bütünüyle karşı çıkar, eşcinselleri dışlarlar, özellikle Batı toplumlarında ergenlik çağının cinsel bilincine ulaşan kişilerin önemli bir bölümünün kısa süre için de olsa eşcinsel [...]

E Vitamini ( Tokoferol )

E vitamini ya da tokoferol , özellikle buğday özünde ve bitkisel yağlarda bulunan, yağda çözünen vitamin . E ‘vitamininin işlevleri tam olarak bilinmemekle birlikte, eksikliğinin tavşan, kobay, sıçan gibi hayvanlarda kısırlığa ve kas dokusunun erimesine neden olduğu anlaşılmıştır

Dalak

Dalak, Karında diyaframın altında, böbreğin ve midenin soi yanının önünde, enine kalınbarsağın üstünde yer alan organ. Yaklaşık 12 cm uzunluğunda, 6-8 cm eninde, 180-200 gr ağırlığında olan dalak, kanın bileşimini denetleyip, akyuvarları üretmekle görevlidir. Yabancı maddeleri ve bakterileri yutup yok eder; hücreler açısından da zengindir. Ölü ve parçalanmış alyuvarları yok ,ederek kanı temizler, bedenin savunmasını [...]

Dil

Dil ,balıklar dışında bütün omurgalı canlıların ağzının tabanından çıkan kas kütlesi. Çok esnek bir yapıda olan dil; ağzın içini ve çevresini dolaşıp yoklayabilir. Üst yüzü pütürlerle dolu bir mukoza tabakasıyla kaplıdır. Memelilerde dilin yanında ve arkasında tad duyusuna katkıda bulunan başka tad goncaları da yer alır, tuzlu, tatlı, ekşi ve acı maddeleri ayırt ederler. Çiğnemeye [...]

Doğum

Doğum,gebelik ürününün ve eten, göbek kordonu vb. eklerinin doğal yollarla dışarı atılması. İnsanda normal olarak gebeliğin 270.-280. günleri arasında gerçekleşen, bu durumda zamanında doğum adı verilen doğum, 180.-200. günler arasında olursa erken, doğum, 280. günden sonra olursa geç doğum diye nitelenir. Annenin yapısındaki bir bozukluğun ya da çocuğun geliş biçiminin normal doğumu engellediği durumlarda kaşık, [...]

Doğum kontrolü

Doğum kontrolü ,istenmeyen gebelikleri Önlemek amacıyla başvurulan yöntemlerin tümünü belirten terim. Evli çiftlerin çocuklarının sayısını ve çocuk yapacakları dönemi kendileri belirleme istekleri ve çeşitli ülkelerde nüfus artışını doğal kaynaklara uygun ölçüler içinde sınırlama amacı, birçok etkili ve güvenilir doğum kontrol yöntemi bulunmasına yol açmıştır. Yöntemlerin bir bölümü spermanın dölyatağı ağzından içeri girmesinin engellenmesine dayanır; bunlardan [...]

Doymazlık

Doymazlık ,sinirsel iştahsızlık (anoreksi) hastalarının bazılarında gözlenen aşırı oburluk dönemlerini tanımlamak amacıyla kullanılan terim. Doymazlığa, merkez, sinir sisteminin yeme içgüdüsünü ya da iştahı denetleyen bölümünün zarar görmesi de yol açabilir.

Page 5 of 16« First...3456710...Last »