Sağlık Sözlüğü
PENİS Spermleri ve meniyi kadınların va-gina ve rahmine {bkz. Rahim) iletmek üzere özelleşmiş erkek üreme organı; ortasından geçen sidik borusu (üreter) aynı zamanda .Mesanene biriken sidiğin de dışarı atılmasında -kullanılan bir borudur. Bağ dokusundan ve cinsel uyarı karşısında kanla dolarak penisin sertleşmesine yol açan özelleşmiş kan damarlarından yapılmıştır. Böylece cinsel temas sırasında meninin Kadın üreme [...]
PENİSİLİN Bakterilerin hücre çeperlerini yapmalarına engel olarak onların üremelerini önleyen ve bir mantar sınıfı tarafından hazırlanan madde. İlk bulunan ve günümüzde de en güçlü antibiyotiklerden biridir. Taşıdığı bu özellik ilk kez 1928′de A. Flemiıtg’in dikkatini çekti ve tıp alanında kullanılmak üzere penisilin üretimi, 1940′ta E.B. Chain ve H.W. Florey tarafından başlatıldı. O zamandan beri sayısız [...]
PERİKARD Kalbin yüzeyini örten, bağ dokusundan oluşan iki ince katman; kalp zarı Virüs, ve bakteri enfeksiyonları ve ayrıca üremi nedeni ile iltihaplanabilir.
PLASTİK CERRAHİ Şekil bozukluklarının onarılması ya da düzeltilmesi ile uğraşan Cerrahi dalı. Vücudun başka yanlarından alman kemik, kıkırdak, kiriş ya da deri parçalan (gref) ya da yapay maddeler kullanılarak işlev ve görünümü birçok kişide düzeltmek mümkündür. Deri nakli yapılırken en çok kalça bölgesinden bir parça deri alınarak “yamanacak” yere konur ve dikilir. Yaralanmalardan sonra şekli [...]
PROSTAT BEZİ Mesane tabanında olmak üzere üretrayı (sidik borusunu) kuşatan ve meni salgılayan erkek üreme bezi. Bu meni, Erbezleri’nde yapılan spermeleri Penis % taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede idrar birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür, ancak hormon tedavisine yanıt verir. Her iki şekilde de [...]
PROTEZ Yapay organ, hasta ya da kusurlu organların yerini tutmak veya onları desteklemek amacıyla vücudun içine ya da dışına yerleştirilerek uygulanan mekanik ya da elektronik gereç. Yapay organlar, Amputasyon geçiren kimselerde uygulanır ve kullanılan ilk protezler arasındadır. Buna karşılık günümüzde şiddetli artrit, kırık ya da şekil bozukluğu durumlarında meta] ya da plastik eklemlerin kullanılması, kemiklerin [...]
PSİKİYATRİ Akıl Hastalıklarının incelenmesi ve tedavisiyle ilgilenen tıp dalı. İki önemli dalı vardır. Bunlardan Psikoterapi, ruh hastalıklarının tedavisinde psikolojik tekniklerin uygulanması demektir. Bu hastalıklarda fizyolojik bir neden yoktur ya da bulunamaz. Diğer dalda ise tıbbi tedavi söz konusudur ve hastalığın organik kaynağı ya da en azından fizik ve davranışla ilgili belirtileri hedef alınır (Psikoterapi ve [...]
PSİKOLOJİ Başlangıçta ruh ile uğraşan felsefe dalı olarak ortaya çıktı, daha sonra ruh bilimi oldu. Günümüzde ise davranış ile (insanlarda veya hayvanlarda) ilgilenen bilim dalı olmuştur. Antropoloji” (İnsan Bilimi) ve somatoloji {vücut, bilimi) ile yakından ilgilidir. Psikolojinin bir yandan Tıp, Öte yandan Sosyoloji ile yakından bağlantılı’olduğu açıkça görülmektedir. İnsan psikolojisinde birbirleriyle yakından ilişkili birçok dal [...]
OBSESYONEL NEVROZ Bireyin anormal olduğunu bildiği halde yapmaktan ve düşünmekten vazgeçemediği saplantılar ve Kompülsiyonlarla Özellenen bir çeşit Nevro örneğin hastanın yolda yürürken elektrik direklerini ellemek zorunluluğunu duyması, uğurlu gelecek diye belirli bir sayıya kadar sayması v.b. davranışlar obsesyon durumları arasındadır.
ODUNSU DOKU Evrim sürecinin üst basamaklarında yer alan bitkilerde, başlıca su iletim sistemini meydana getiren doku. Bu doku topraktan aldığı mineralleri (inorganik tuzlar) içeren ham özşuyunu dallara, oradan da yapraklara iletir.
OFTALMİ Gözün iltihaplanması. Yeni doğan çocuk oftalmisindeki gibi konjunktivit (çoğu kez bel soğukluğu mikroplarından kaynaklanır, ya da sempatik oftalmideki gibi uveit (ya da panoftalmi) şeklinde olabilir, ikincisinde gözlerden birinin zedelenmesinden sonra, her iki gözde de iltihap ortaya çıkmaktadır. Enfeksiyonlarda antibiyotiklerin kullanılması gerekebilir. Sempatik oftalmide ise ste-roidlerden yarar görmek mümkündür.
OMURLAR Omurgayı meydana getiren kemikler. Bildiğimiz gibi omurga, insanı da içeren omurgalılar olarak adlandırılan bir grup hayvanın iskeletin ana eksenini, temelini oluşturmaktadır. Vücudun*her seg-menter bölümü için görevli omurlar vardır. Bunlar gövdeye hem esneklik, hem de güç kazandıracak şekilde özelleşmişlerdir. Boyundaki omurlar küçüktür ve bunların yaptıkları eklemler, başın serbestçe hareket etmesine olanak verir. Göğüs omurları kaburgalar [...]
OMURİLİK Merkez Sinir Sisteminin kafatasının dışında kalan bölümü. Kafatasının tabanında medulla oblongatayt (omurilik soğanı, soğanilik) yaparak beyinle birleşir ve omurların oluşturduğu bir kemik kanal içerisinde aşağıya doğru uzanır. Kemikle omurilik arasında beyin zan olarak adlandırılan bağ dokusundan yapılma üç zar vardır. Omuriliğin enine kesitinde; ortada gri maddeden yapılı H harfi biçiminde bir merkez bölüm (sinir [...]
OMUZ Kolun yukarı, bölümü ile (huerus üst bölümü) gövdenin üst bölümü (kürek kemiği, köprücük kemiği ve kaburgalar) arasındaki eklem. Açık ve yuvarlak türdeki bu oynar eklemin sağlamlığını çevresindeki çok sayıda güçlü kaslar sağlar. Çok hareketli bir eklemdir ve hareket sınırı da son derece geniştir.
ONARIM DOKUSU Bir yara iyileşmeye başladığı zaman oluşan açık kırmızı renkli tanecikli doku. Başlangıçta ince kan damarlarını içeren bu doku kolayca kanar. Yara iyileşince bunun yerini yara izini oluşturacak olan bağ dokusu alır. Epitel hücreleri ise sonunda deriyi meydana getirir.
ORTAK BİLİNÇSİZLİK Özellikle Jung tarafından kullanılan ve bilinçsizliğin kişiselden çok ırkın geçirdiği deneyimlerden kaynaklanan bölümlerini belirten bir deyim.
ORTODONTİ Dişlerdeki şekil bozuklukları ya da yerinden kaymış bulunan dişlerin düzeltilmesi ile uğraşan diş hekimliği dalı.
ORTOPEDİ Kemiklerin ve yumuşak dokuların hastalıkları, zedelenmeleri ve şekil bozukluklanyla uğraşan özel bir cerrahi dalı. Anestezinin, asepsinin ve X-ışınlarının gelişmesine kadar kullandığı yöntemler, yalnızca Amputasyon ve kirile çıkık düzeltmesi şeklindeydi. Günümüzde ise ortopedi; doğuştan şekil bozukluklarının, kemik tümör ve kırıklarının, osteomi-yelitin, artritin ve eklem çıkıklarının tedavisi gibi konularla da ilgilenmektedir. Yöntemleri ise alçıya almaktan cerrahi [...]
OTOPSİ Ölüm nedenini ortaya çıkarmak ve bir hastalığın yol açtığı anormal anatomik değişiklikleri ortaya koymak amacıyla bir ceset üzerinde, Ölümden sonra yapılan teşrih, {açımlama, disseksiyon). Konulan teşhisin ve uygulanan tedavinin objektif olarak değerlendirilmesine imkân verir. Adli Tıp alanında ise Ölüm nedenini, zamanını ve şeklini otopsiyle saptamak mümkündür.
OTOSKOP Dış kulak yolunu ve kulak zarım muayene etmek için kullanılan alet. Bir ışık kaynağı, bir mercek ve koni biçimli bir parçadan meydana gelir.
NABIZ Atardamarlar boyunca iletilen ve kalbin vuruşu ile bağlantılı olarak bir atardamarda görülen genişleme ve daralma hareketleri. Normalde nabız sayısı 68-80 arasındadır; ancak atletlerde çok daha yavaş olabilir. Ateş yükselmesi, kalp hastalıkları, Anoksi ve Anksiyete durumunda nabız sayısı artar. Nabzın kaybolması atardamarın tıkanması ya da kalbin durması anlamına gelir.
NASIR Derinin boynuzsu tabakasının yerel olarak kalınlaşması. Devamlı sürtünme veya basınç nedeniyle meydana gelir. Dışa doğru büyüyenler pek rahatsızlık vermezler, îçe doğru büyüyenler ise derinin duyarlı katmanlarına ulaştıklarından ağrıya ve rahatsızlığa neden olurlar.
NEDBELER Yâra iyileşmesinin sonucu olarak sağlıklı doku bölgeleri arasında âdeta bir köprü oluşturan fibröz doku alanları. Bu doku, normal iyileşmiş dokunun özelliklerini taşımaz (örneğin güneşte esmerleşmez). Nedbenin büyüklüğü, yaranın kapanması sırasında kenarlarının birbirlerine olan yakınlık derecesine bağlıdır. Aşırı gerici güçler ve enfeksiyon, nedbenin çok geniş olmasına yol açar.
NEFRİT (Hekimlik), böbrekleri etkileyen iltihap durumu. Glomerulonefrit deyimi, genellikle düzeni bozuk bağışıklık ile İlgili birçok hastalığı kapsamına alır. Bunlarda böbrek kılcaldamar yumakçıkları, antijen -antikpr kompleksleri birikmesi sonucu görev yapamaz duruma gelir. Ayrıca, otomatik bağışıklık krizlerinin ya da bazen başka bir hastalığın böbreğe saldırmasının (Lupus, endokardit, şeker hastalığı veya hipertansiyon} sokucunda kılcaldamaT yumakçıkları hasar görürler. Bu [...]
Nöralji, bir sinirden kaynaklanan ve birdenbire, keskin bir şekilde, aynen elektrik çarpması gibi ortaya çıkan ya da zaman zaman alevlenen ağrı, sinir ağrısı. Ayak parmaklarındaki sinirlerle kaburgalar arasındaki sinirlerde, nevralji görülür. Nevralj i travma ya da iltihaptan doğabilir.