Basur

Basur

Hemoroid, anus çevresindeki “Hemoroid pleksus” denilen toplardamar ağım oluşturan damarlardan bir ya da birkaçının varisleşmesi olayıdır. Basit bir anlatımla, basur bir varistir. Bilindiği gibi varis, toplardamarın genişleyip kıvrımlar yapıpboyunun uzamasına verilen addır. Hemoroidlere erkeklerde, kadınlardan iki kat daha sık rastlanmaktadır. Anusda ‘ ‘İç hemoroidal pleksus” ve ‘ ‘Dış hemoroidal pleksus” olmak üzere iki toplardamar ağı [...]

Zatürre

Zatürre

Zatürre, çeşitli bakteri ya da virüslerin daha ender olarak da bazı asalakların, mantarların, hattâ solunan tahriş edici maddelerin yol açtığı akciğer iltihaplarını belirten genel terim. En sık rastlanan biçimlerine Strep-tocoçcus pneumoniae ve Diplococcus pneurrtoniae adlı bakterilerin yol açtığı zatürreler,günümüzde bakterilere karşı kullanılan ilaçlarla etkili biçimde tedavi edilebilmektedir. Diğer bi kaynaktan bilgi: Zatürree Zatürree, yüksek ateşle, [...]

Zehirlenme

Zehirlenme, bir zehirin kazayla ya da bilerek içilmesi, solunması ya da deri yoluyla emilmesinin yol açtığı durumu belirten tıp terimi. Az miktarda oldukları zaman bile dokulara zarar veren ya da kimyasal etkileriyle beden işlevlerini bozan maddeler, zehir diye adlandırılır. İnsanda zehirlenmelere örümcek, yılan, çeşitli böcekler,vb. hayvanların kendilerini savunmak için salgıladıkları zehirler, genellikle yanlışla ya da [...]

Zeka geriliği

Zekâ geriliği, çocuklukta ortaya çıkan düşünme ve anlama yeteneği eksikliğini belirten tıp terimi. Mongolizm gibi kalıtımsal hastalıklar ya da sinir sistemini etkileyen bazı hastalıklar, zekâ geriliğine yol açabilirler.

Yağ asitleri

Yağ asitleri, çeşitli lipitler arasında yer alan doğal organik bileşiklere verilen ortak ad. Yağ asitleri, çeşitli yağ ve balmumu (lipitler) molekülleri ile hücre zarında yer alan fosfolipitlerin yapıtaşlarını oluştururlar. Her molekül 13-23 karbon atomu ile bunlara bağlı hidrojen atomlarından yapılmış uzun bir zincir ve zincire bağlı bir karboksilik asit grubundan oluşur. Karbon atomlarının arasında bir [...]

Migren

Migren

Migren, çok sık rastlanan, düzensiz aralıklarla tekrarlayan şiddetli başağrısını belirten tıp terimi. Yarım başağrısı nöbeti çoğunlukla görme bozukluğuyla başlar; hasta renkli, kesişen çizgiler görebilir ya da görme yeteneğini bir Ölçüde yitirir: Bu arada başın bir yanında başlayan ağn, hastayı büyük ölçüde rahatsız eder. Nöbet süresi 2-72 saat arasında değişen Migren nedeni bilinmemekle birlikte, beslenme ahşkanhklanyla [...]

Araba Tutması

Yolculuk tutması, iç kulaktaki denge organlarının aşırı ölçüde uyarılmasından kaynaklanan, başağrısı, bulantıya da kusmayla yansıyan rahatsızlık. Taşıt tutması da denen yolculuk tutması, zamanla sık:yolculuk yapma sonucu doğacak alışkanlıkla kendiliğinden ortadan kalkabileceği gibi, çeşitli ilaçlarla Önemli Ölçüde azaltılabilir.

Yutak bademciği

Yutak bademciği ya da buruneti, yutağın burun parçasındaki lenf dokularını belirten terim. Bedeni enfeksiyonlardan koruduğu sanılan yutak bademcikleri, çocuklarda erişkinlere oranla daha iridirler. Genellikle bir enfeksiyon sonucu şişmeleri, burundan solumayı ya da orta kulağa hava ileten borucuklan tıkayarak işitmeyi engelleyebilir. Yutak bademciklerinin, sık sık büyümeleri durumunda ameliyatla çıkarılmaları gerekir.

Yutma

Yutma, dil ile boğazın besinleri ve başka cisimleri ağızdan yemek borusuna iten hareketlerini topluca belirten terim. Yutma işlemini lokmayı ağzın gerisine iten dil başlatır. Ağzın arka bölümüne ulaşan lokmanın uyardığı duyu sinirlerinden beyine ulaşan sinyaller, bir dizi refleks harekete yol açar: Buruna ve soluk borusuna açılan boşlukların bir an için kapanması; kasların dalgalar halinde kasılmasıyla, [...]

Üreme bezleri

Üreme bezleri, erkek ve dişideki üreme organlannı belirten terim. Omurgalaların çoğunda üreme bezleri çift, bazı kuş, balık ve sürüngenlerdeyse tek organ halinde bulunurlar. Erkekte erbezleri sıcak kanlı omurgalılarda erbezi torbasında, dişide yumurtalıklarsa karnın içinde yer alırlar. Üreme bezlerinin iki ayn işlevi vardır: Sperma (erkek) ve yumurta (dişi) adı yerilen üreme hücrelerini oluşturmak; erkekte testosteron,dişide östrojen [...]

Ur

Ur, hücre çoğalması sonucu dokularda ortaya çıkan, büyüme eğilimi gösteren yumru. Urlar, genel olarak ikiye ayrılır: Yayılmayan, çevresi sınırlı, ameliyatla çıkarılınca tekrarlamayan iyicil (selim) urlar; sınırlı olmayan, çevreye yayılan, genellikle ameliyatla çıkarılmadan sonra da tekrarlayan kötücül (habis) urlar ya da kanser.

Uyku

Uyku, bilincin azalması ve beyinden kaydedilen (beyin elektrosu) elektrik dalgalarının değişmesiyle ortaya çıkan doğal uyuşukluk durumu. Kaslan yöneten sinirlerin devre dışı kalması, bedenin gevşemesini sağlar. Uyku sırasında “derin” uyku ile hızlı göz hareketlerinin gözlendiği dönemler birbirini izler: Düşler göz hareketlerinin hızlandığı dönemlerde görülür. Bütün memelilerde gözlenen, ama işlevi tam olarak aydınlatılanıamış olan uykunun süresi yaşa, [...]

Ülser

Ülser

Ülser bedenin dışındaki ya da içindeki yüzey tabakalarınında ortaya çıkan yaralaşmalar belirten tıp terimi. Kötücül gödenbarsağı ülserinde olduğu gibi normal hücrelerin yerini kanser hücrelerinin almasının da yol açabileceği ülserler, özellikle sindirim sisteminde midedeki ve barsaklann üst bölümündeki mukozayı etkileyen asidin, pepsin gibi enzimlerin ve safranın etkisiyle ortaya çıkar, kusma, ağrılar, kanamalara yol açarlar: Mide ülserleri; [...]

Üre

Üre, karaciğerde aminoasitlerin yıkımı sonunda oluşan doğal organik madde. Normalde kana kanşıp, böbreklerde süzülerek sidikle bedenden atılan üre, genellikle böbreklerdeki bir bozukluk sonucunda atılamayıp kandaki düzeyi yükselirse (üremi), sindirim, solunum ve sinir sistemlerinde ciddi bozukluklara yol açabilir.

Tat Alma

Tadalma, tükürükte çözünen maddelerin dilin üstünde ve boğazda yer alan özel tad goncalanndaki sinir uçlarını uyarmasıyla ortaya çıkan duyum. Tad goncaların her biri yalnızca belirli maddeleri algılar. İnsanda dört temel tad duyusu ayırt edilir: Tatlı; ekşi; acı; tuzlu. Asitlerin aşağı yukarı tümü ekşi, yemek tuzu, vb. inorganik maddelerin çoğu tuzlu, şeker ve birçok kimyasal bileşik [...]

Ter

Ter, derideki ter bezlerinin salgıladığı berrak, sulu sıvı. Beden sıcaklığının normalin üstüne çıkması sonucunda beyne ulaşan uyarılarla salgılanmaya başlanan ter, derinin üstüne fışkırır; buharlaşması deriyi ve altındaki damarlardan geçen kam serinletir. Çok sıcak havalarda saatte 4 litre ter atılabilir ve beden önemli oranda su, tuz yitirir.

Tırnak

Tırnak, insan dahil omurgalıların çoğunda, el ve ayak parmaklarının ucundaki boynuzsu tabakaları belirten terim. Deri gîbi gelişen tırnaklar, çoğunlukla deriyle kaplı olan ve “tırnak kökü” denilen ayırıcı hücrelerin özel bölümlerinden ince deri üstünde uzanır, kenarlarıysa daha ince bir deri tabakasının altına girer. Tırnak dibindeki yanm ay biçimde açık renk bölüm, tırnak kökü ile gövdenin birbirine [...]

Toplardamarlar

Toplardamarlar, oksijenini dokulara bırakan kanı kalbe geri taşıyan damarları belirten terim: Yalnızca akciğerlerden kalbe oksijenli kan taşıyan akciğer toplardamarı bu tanımlamaya uymaz. Toplardamarların içindeki kanın basıncı daha az olduğundan, kenarları atardamarların kenarlarından incedir. Bu iki damar öbeği, ince kılcal damarlarla birbirlerine bağlanırlar.

Travma

Travma, Yunanca “yara”, “yaralanma” sözcüğünden kaynaklanan, dıştan mekanik etkiyle bir doku ya da organda ortaya çıkan yerel bozunlan belirten tıp terimi. Psikanalizde bireylerin duygusal gelişmelerini ve mutluluklarını etkileyen olumsuz olay ve deneyimler de travma diye adlandırılır.

Şizofreni

Şizofreni

Şizofreni, başlıca psikoz türlerinden biri olan, ciddi aküruh hastalığı. Şizofreni nöbetindeki hasta, gerçeklerden koparak garip düşünceler ileri sürer, sesler duyduğunu sanır, düşüncelerine karışıldığına, bedeninin ve aklının dış güçler tarafından yönetildiğine inanır. Nedeni bilinmeyen, ama ortaya çıkmasında kalıtımsal etmenlerin ve streslerin payı olduğu sanılan, şizofreni, bazı hastalarda büyük ölçüde tedavi edilebilmektedir. Diğer bir kaynaktan bilgi: Şizofreni [...]

Safra Taşları

Safra kesesi ve safra yollarında kolesteroldan, safra pigmentlerinden ya da bunların karışımının yanı sıra, kalsiyum tuzlarından oluşan birikintileri belirten tıp terimi. Safra Taşları , genellikle kolesterol arttığı durumlarda ya da enfeksiyonlar yüzünden çökelmesiyle oluşur. Yaşlılarda daha çok rastlanır ve ağrılara ya da safra kanalını tıkayarak sanlığa yol açabilir. Küçük safra taşı çeşitli yollarla eritilebilirse de, [...]

Saman nezlesi

Saman nezlesi, göz ve burun zarlarının çiçektozlarından etkilenmesi yi e nezle belirtileri ve gözlerde sulanma biçiminde yansıyan alerji tepkisi. Çoğunlukla ailenin birkaç bireyinde astım ve egzama gibi rahatsızlıklarla birlikte görülen saman nezlesinde, çiçektozu özlerinin iğneyle verilmesiyle sağlanan duyarsızlaştırma, nöbetleri önleyebilir; ama mevsiminden önce uygulanması gerekir. Histaminkarşıtı ilaçlardan da oldukça başarılı sonuç elde edilir.

Sindirim

Sindirim kanalının çizimi ve sindirim enzimlerinin kimyasal işlevlerini gösteren çizelge aralıklarla onikiparmakbarsağına geçen asitli sıvılar orada pankreas suyu ve safra ile karışır. Pankreas enzimlerinin nişastaları, protein türevlerini ve yağları daha yalın bileşiklere dönüştürmeleri için yansız bir uğrar. ortam gerekir. Bu bileşenler daha sonra barsaklardan emilerek kana karışırlar.

Sinirler

Sinirler, bedenin her yanından beyine sinyalleri taşıyan sinir lifi demetlerini belirten tıp terimi. Çokhücreli hayvanların tümünde bulunan sinir lifleri, merkez sinir sisteminde yer alan sinir hücrelerinin (nöronlar) uzantısıdırlar. Her lifin üstü Özel bir hücre Öbeğinden oluşan ve Öbür liflerle elektrik etkileşmesini engelleyen yalıtıcı bir tabakayla {miyelin tabakası) kaplıdır. liflerdeki sinyaller yarı elektriksel akılar halinde iletilir, [...]

Sinir sistemi

Sinir sistemi, duyu sinirleri ve hareket sinirleri aracılığıyla organizmanın dış dünyayla ilişkisini sağlayan, ayrıca, bedenin çeşitli bölümleri arasında bilgileri ileten,sinir hücreleri ve liflerinden oluşan bütünü belirten tıp terimi. Sinir sistemi genellikle iki bölümde incelenir:  Merkez sinir sistemi; özerk sinir sistemi. Beyin ve omurilikten oluşan merkez sinir sistemi, çevre sinir sistemine gelen bilgiler ile sistemin bunlara [...]

Soluk borusu

Soluk borusu, memelilerde gırtlağın altından başlayarak yemek borusunun önünde aşağı doğru uzanan, silindir biçiminde, kassı zarsı boruyu belirten tıp terimi. İnsanda erkekte 22 cm, kadında 16 cm kadar uzunlukta olan soluk borusunun iç yüzü yabancı cisimleri ciğerlerden uzağa sürükleyecek biçimde dalgalanan tüycüklerle kaplı ve nemlidir. Çeperlerin deki 12-16 kıkırdak yapılı halka, açık kalmasını ve ezilmesini [...]

Stres

Stres, bireylerde denetimleri dışındaki olaylar yüzünden oluşan bozuklukları ve olumsuz etkileri belirten ruhbilim terimi. Duyarlı kişilerde ruhsal çöküntüye ve kaygıya yol açabüen stres, aşırı durumlarda yüksek tansiyon, kalp krizi, inme, vb. bedensel hastalıklara da neden olabilir.

Suçiçeği

Suçiçeği genellikle 2-7 yaşlar arasındaki çocuklarda görülen, bulaşıcı enfeksiyon hastalığı. Aynı zamanda zona hastalığına da neden olan suçiçeği virüsünün (Poxvirus varicellae) yolaçtığı hastalık, küçük, kırmızı, düz lekeler halinde niteleyici bir döküntü ve sıvı dolu keseciklerle gelişir. 4.-5. günlerde keseciklerin üstü kaşıntı isteği uyandıran bir kabukla Örtülür. 10. gün, çocuk hiç kaşımamışsa, kabuk hiçbir iz bırakmadan [...]

Susuzluk

Susuzluk, bedenin su gereksinimi arttığı zaman ortaya çıkan güçlü duyum. Karada yaşayan canlıların çoğu, bedenlerinde su eksildiği zaman onları vakit geçirmeden su aramaya iten bir duyumun sayesinde varlıklarını sürdürürler. Bununla birlikte ağız, dil ve boğaz kuruluğuyla birlikte ortaya çıkmasına karşın, susuzluk tam bir duyu sayılmaz. Kanama, şeker hastalığı, kolera gibi bedenin aşırı su yitirmedi durumlarında [...]

Proteinler

Proteinler, birbirine peptit bağlarıyla bağlı aminoasitlerden oluşan uzun zincirleri belirten terim. Canlı organizmalarda kuru beden ağırlığının yaklaşık yansım oluşturan proteinlerin birincil yapısı, polipeptit zincirini oluşturan ve her proteinde farklı olan, aminoasit-lerin diziliş sırasıdır. Aminoasitlerin dizilişi ayrıca, proteinlerin üç boyutlu biçimini de belirler. Uzun protein zincirinin üç boyutlu yapıya dönüşmesi sırasındaikincil yapı, protein zincirinin çeşitli bölgeleri [...]