Kan grupları

Kan grupları, kan aktarımında kullanılmak için kanların sınıflanmasını sağlayan sistemleri belirten genel ad. Kan gruplarının bilinmesi hastaya kan aktarımı yapmak gereken durumlarda son derece önemlidir; çünkü, verilen kan bedenin kanıyla uyuşmazsa yeni kanın hücreleri biraraya kümelenir ve beden tarafından yok edilir. Bu İşleme alıcının kanında bulunan ve yeni kan hücrelerinin yüzey antijenleriyle etkileşmeye giren antikorlar [...]

Lenf Bezleri

Lenf bezleri, bez dokusu içermediklerinden lenf düğümü diye adlandırılmaları daha doğru olan, lenf damarları boyunca bedenin her yanına dağılmış, büyüklük ve biçim bakımından fasulyeyi andıran küçük yapıları belirten terim. Dokulardan gelen sıvıların (lenf sıvısı) dolduğu lenf damarlarının uçlarındaki kapakçıklar, lenf sıvısının belirli bir yönde akmasını ve sonunda kana karışmasını sağlarlar. Kan damarları yönünden zengin olan [...]

Hıçkırık

Hıçkırık, insanda diyafram kaslarının istemsiz ola rak apansız ve şiddetle kasılması. Sindirim bozukluğu, aşırı alkol alma, çeşitli metabolizma hastalıkları, bazı ilaçlar, vb. pek çok nedenden kaynaklanabilen hıçkırık, birkaç dakikadan uzun sürerse son derece rahatsız edicidir. Geçici bir hıçkırık durumunda büyük bir şeker parçası, ekmek kabuğu yemek, gözyuvarları üstüne hafifçe bastırmak,burunabir parça tütün çekmek, vb: herkesçe [...]

İştahsızlık

İştahsızlık, çok çeşitli nedenlere bağlı olarak beslenme isteğinin azalması. Enfeksiyon hastalıkları, sindirim sistemi bozuklukları, alkoliktik,  kanser, verem,   vitamin eksikliği,  kansızlık, vb. pek çok hastalığın iştahsızlığa yol açabilmesinin nedeni, iştahı düzenleyen mekanizmanın sindirim sistemi, beyin, hormonlar, beyin kabuğunun ortak etkisine bağlı olmasıdır. Genellikle genç kızlarda görülen anoreksi ya da sinirsel iştahsızlık (anorexia nervosa), ciddi bir ruhsal [...]

Asit Fosfataz

ASİT FOSFATAZ: Fosforik asit esterlerini asit ortamda hidroliz eden enzimlerdir. Serumdaki asit fosfataz enzimi başlıca eritrositler, trombositler ve prostat bezi tarafından oluşmaktadır. Alkali fosfataz gibi asit fosfataz enzimi için de değişik üniteler tanımlanmıştır. Normal değer olarak 1-1.5 King-Armstrong ünitesi, 0.5-2 Bodansky ünitesi, 0.5-2 Gutraan ünitesi, 0.1-1 Şinovara ünitesi, 0.1-0.63 BesseyLowfy ünitesi verilmektedir.Serumdaki asit fosfataz aktivitesinin [...]

Kükürt

ABD, Meksika, Japon¬ya, Sicilya ile yurdumuzda (Keçiborlu, Sarayköy yöresinde) bulunur ve çıkarılır. Dünya kükürt üretiminin % 90 kadarını sağlayan ABD’de kükürt Frasch Yöntemi (bkz.) ile çıkarılır. Dogalgaz ve petrolün arı¬tılması sırasında da yan ürün olarak ortaya çıkar. Doğada kükürdün çoğu bileşik kükürt durumundadır. Bunlar sülfatlar ve sülfürler grufljflrma giren minerallerdir, Kükürdün üç allotropu (bkz. Allotropİ) [...]

Deri iltihabı

Deri iltihabı ,tahriş edici bir maddeyle doğrudan temas ya da yalnızca alerji tepkimesi gibi çeşitli nedenlerle ortaya çıkan çeşitli deri hastalıklarını belirten ortak ad (dermatit). Deri iltihabına yol açan madde herkeste aynı etkiye yol açan türden olabileceği gibi, yalnız o kişiye özgü de olabilir. Bazı alerji kökenli deri iltihaplarına egzama adı verilir.

Apandisit

Apandisit

Apandisit, apendiks vermiformisin iltihaplanmasıdır. Apandisiti hazırlayan çeşitli etkenler vardır. En sık rastlanan etken, apendiks vermiformis mukozasının salgısının, apendiksin boşluğuna birikip organa baskı yapılması sonucu organın kan dolaşımının azalmasıdır. Kan dolaşımı azalan mukozada küçük bir ülser gelişir. Bu ülser kolayca mikrop kapar. Zamanla bu bölgedeki ülserasyon derinleşebilir. Bu ise apendiksin delinmesine yol açabilir. Gerek ülserleşme gerekse [...]

İltihap

İltihap, vücut dokularında zedeleme ve enfeksiyona karşı gösterilen karmaşık tepkilerdir. Hastalıklı bölgede kızarıklık, sıcaklık, şişlik ve agrı kendini gösterir. İlk değişiklik, şişerek Eriteme yol açan ve hücreler ile plazmaya karşı daha geçirgen hale gelen kılcal damarlarda olur.

Mitoz

Mitoz, bir hücrenin kalıtım yönünden birbirinin aynı iki hücreye bölünmesi. Bitkilerde ve hayvanlarda büyüme, mitozla gerçekleşir. Mitoz sırasında Önce çekirdek ile kromozomlar, daha sonra da sitoplazma bölünerek iki hücre oluşturur. İşlem dört aşamada gerçekleşir: Profaz; metafaz; anafaz; telofaz. Bölünmeden önce hücre genişler ve kromozomlar çekirdeğin içinde ipliksi bir görünüm kazanır, daha sonra kısalarak profaz boyunca [...]

Nükleotitler

Nükleotitler Nükleotitler, nükleik asitleri oluşturan birimleri topluca belirten terim. Her nükleotit, 5 karbon içeren bir şekerin, bir fosfat grubu ile azot içeren, organik bir baza bağlanmasından oluşmuştur. Şekerin türü RNA’da riboz, DNA’daysa dezoksiribozdur. Azot içeren bazlarsa, DNA’da adenin, şitozin, guanin ve timin, RNA’da adenin, sitozin guanin ve urasildir. RNA molekülünün DNA’dan kopya edilmesi sırasında, timinin [...]

Rna

RNA, uzun nükleotit zincirlerinden oluşan nükleik asit molekülü (ribonükleik asit). Üç çeşit RNA molekülü ayırt edilir: Haberci RNA; taşıyıcı RNA, ribozom RNA’ sı. Haberci RNA molekülü 3 000 kadar nükleotit içerebilir; her molekül, DNA’dan kopyalanan ve belirli bir proteini şifreleyen bilgiyi iletir. Haberci RNA molekülü, çekirdeğin içindeki bireşimi gerçekleştikten sonra, sitoplazmaya geçerek, protein bireşimini gerçekleştiren [...]

Fosfor

Fosfor, fosfat bileşikleri olarak yaşayan hücrelerin önemli bir yapısal ve fonksiyonel elemanıdır. Bu nedenle Önemli boyutlara varmayan beslenme bozukluklarında bile fosfor organizma için yeterli düzeyde alınır. Fosfor nükleikasitlerin, nükleotitlerin, fosfolipidlerin ve bazı proteinlerin yapısında yer alır. Hücre içerisinde ancak çok düşük oranda bulunan iyonik fosfor, hücre dışında serbest olarak dolaşır. Fosfatların öteki moleküllere bağlanması ve [...]

Mide

Mide, hayvanların çoğunda, barsaklarm besinleri içine alarak sindirimi başlatan ilk bölümüne verilen ad. Mide, besin parçalarını biriktirip, hidroklorik asitle ve proteinleri parçalayan enzimlerden pepsinle karışmalarını sağlayan organdır. Balıklar, sürüngenler ve ikiyaşayışlılarda yapısı boruya benzer. Kuşlardaysa besinler, yemek borusunun altında yer alan kursakta birikirler. Öbür omurgalı hayvanlarda midenin yapısı, hayvanın etçil ya da otçul olmasına göre [...]

Egzama

Egzama, özel bir ortam üzerinde bir ya da birkaç alerjinin etkisiyle nükseden, kaşıntılı, kızarık veziküllü plaklar biçiminde kendisini gösteren bir deri hastalığıdır. Egzama olayı, seyri sırasında ‘Kızarıklık dönemi’, ‘Vezikül dönemi’, ‘Sulanma ve kabuklanma dönemi’ ve ‘Kepeklenme dönemi’ olarak dört ana dönemden geçer.Kızarıklık donemi: Egzamanın ilk seyri boyunca kalıcı olan belirtisi kaşıntıdır. Kaşıntının başlamasından kısa bir [...]

Dişilik Hormonları

Gebelikte oluşan etene (plasenta), anne kanundaki dölütün beslenmesine ve metabolizma artıklarının atılmasına aracılık eden bir organdır. Damarlı yapısı anne ve dölütün birbirinden bütünüyle ayn dolaşım sistemleri arasında bağlantı sağlar. Etenenin geniş yüzeyi sayesinde anneden dölüte besin maddeleri ve dölütten anneye metabolizma artıkları kolayca geçer. Anne ile dölüt arasındaki bu alışverişin dışında etenenin Önemli bir görevi [...]

Renk Körlüğü

Renk körlüğü, belirli renklerin ayırt edilememesiyle yansıyan, genellikle kalıtımsal olan görme bozukluğu, renk körlüğüne, sağlıklı bir gözde bulunan ışığa duyarlı kırmızı, yeşil ve mavi koni biçimi hücrelerdeki pigmentlerden birinin yetersizliği ya da yokluğu yol ıçar. Hastalığın en sık rastlanan biçimi, kırmızı ve renklerin ayırt edilememesidir.

Dna

DNA. Deoksiribonükleik asit. Birbiri çev­resinde ikili bir sarmal oluşturacak şekilde dolanmış durumdaki iki nukleotid bandın­dan yapılı bir çekirdek asidi. DNA tüm canlılarda ve virüslerde bulunur.

Siğil

Siğil, virüs enfeksiyonlarının yol açtığı iyicil, yerel deri urlarını belirten tıp terimi. Siğil çoğunlukla belirli bir boyuta ulaşıncaya kadar büyür, birkaç ay süreyle değişmeden kaldıktan sonra kendiliğinden yok olur. Bu gelişme biçimi, tedavide çeşitli yöntemlerin önerilmesine neden olmuştur.

Çarpıntı

Çarpıntı

Çarpıntı, tıp çevrelerince, kişinin kalp atışlarının farkında olması biçiminde tanımlanır. Çarpıntı sırasında kalbin ritmi yavaşlamış, normal ya da artmış olabilir. Çarpıntıya neden olan pek çok etken ve hastalık vardır. Ancak çoğu insan çarpıntı belirtisini yalnız kalp hastalıklarına bağlamaktadır. Bu gibi kişiler herhangi bir nedenle çarpıntı hissettiklerinde, kalplerinden kuşkulanmakta ve gereksiz kaygılara sürüklenmektedirler. Çarpıntıya neden olabilecek [...]

Nöroloji

NÖROLOJİ Beyin, omurilik ve çevresel (periferik) Sinir Sisteminin rahatsızlıklarıyla uğraşan hekimlik dalı. Multipl Skle­roz, Sara (Epilepsi), migren (bkz. Baş Ağrısı), inmeler, Parkinson Hastalığı, Nevrit, Ensefalit, Menenjit, beyin tümörleri (gliomalar), Kas Distrofisi ve Miyasteniya Gravis hep nörolojinin konusudur.

Hipofiz

Hipofiz, içsalgı bezlerinin en Önemlisi. Kafatası tabanının orta bölümünde, kamamsı kemiğin içine oyulmuş “Türk eyeri adı verilen küçük çukurda yer alan hipofiz, enine 14 mm, önden arkaya boyu 8 mm, yüksekliği 6 mm dolaymda küçük bir bezdir. İki lobdan oluşur: Ön lob ya da Ön hipofiz; arkalobyadaarkahipofiz. Ön hipofiz,her biri ayrı bir hormon üreten 6 [...]

Küf

Bazı ipliksi mantarların kumaşlar, besinler ile çürümekte olan bitki ve hayvan artıkları üzerinde oluşturduğu özsu ya da ayva tüyü görünümlü katman. Mavi küfe Penicillium adlı mantar neden olur. Bu mantarın salgısından A. Fleming bir rastlantı sonucu Penisilin adını verdiği ilk antibiyotiği buldu.

Polisitemi

Kanda çok aşırı sayıda Alyuvarlar bulunması. Yüzün, ve derinin aşırı kızarmasına, kaşıntılara ve Tromboz eğilimine yol açar. Bazı tümörlere ya da uzun süren hipoksi durumuna (akciğer hastalıkları) eşlik edebilir. Başka bir hastalıktan kaynaklanabileceği gibi, belirli bir hastalığa bağlı olmayabilir.,

Baş Ağrısı

BAŞ AĞRISI, başta ya da boyunda duyu­lan ağrı ya da sızı şeklinde algılanan bir duygu. Ateş yükselmesi, duygusal gerilim (boyun kaslarının spazmıyla birlikte) veya burun sinüslerindeki enfeksiyon gibi çok çeşitli nedenleri vardır. Kan damarlarının anormal tepkileri sonucu ortaya çıkan migren, gözde şimşek çakması gibi bir his ya da vücudun çeşitli yerlerindeki karınca­lanmalardan sonra korkunç ve [...]

Böbreküstü Hormonları

Böbreküstü bezi böbreğin üstüne sıkıca yapışık, yaklaşık 5 gr ağırlığında bir organdır. Yapı ve işlev açısından farklı iki bölümden oluşur: Bezin dış bölümündeki kabuk (korteks) ile içindeki bölüm (medulla). Kabuk bölümünde kortikosteroit adlı hormonlar yapılır; bu hormonların mineraller ve glikoz metabolizması ile cinsel işlev üzerinde etkileri vardır. İç bölümde ise katekolamin olarak adlandırılan hormonlar üretilir.

Sinir Hastalığı

Çoğu zaman bitkinlik ya da heyecanlı zorlanmalarla birlikte olan çeşitli Akıl Hastalıkları (bkz.) için kulla­nılan bir deyim. Böyle durumda olan kişi­nin normal etkinliği aksamış ve toplumsal davranışları bozulmuştur.

Akıl Hastalıkları

AKIL HASTALIKLARI, ya da Psikiyatrik hastalıklar. Bu hastalıklar beyinin yüksek merkezlerinin düşünce, algılama, anlama ve davranışla ilgili anormal fonksiyonlarla belirlenen bir grubu oluşturmaktadırlar. Ayrıca akıl hastalığı teşhisi için belirtile­re neden olabilecek organik bir bozuklu­ğun mevcut olmaması gereklidir. Hastalık ile olağan davranışlarda değişikliklerden hoşlanma arasındaki sınır, bazen belirgin değildir ve ancak kültürel faktörler gözö-nüne alınarak değerlendirilebilir. [...]

Bulantı

Bulantı ,kusma isteği veren, mide ve boğazda bir rahatsızlık ve sıkıntıyla yansıyan duyum. Mide, onikir, parmak barsağı ve yemek borusunun gerilmesi, genişlemesi sonucunda duyu sinirlerinin uyarılması, apansızın hızlanan bir asansörde ya da salıncak sallanırken duyulan türden iç çekilmelerine yol açar. Bu organların daha, çok gerilmesi, bazen terleme, rengin solması, aşırı durumlarda bilincin yiter gibi olması [...]

Tansiyon

Kan basıncı ya da tansiyon, kanın bedene dağılan damarlardan oluşan kapalı sistemdeki dolaşımını sağlayan gücün yarattığı basınç. Kalbin her atışında kan kısa süren bir yüksek basınç dalgasıyla atardamarlara pompalanır (büyük basınç ya da büyük tansiyon). Kalp atışlar arasındaki basınçsa atış sırasındaki değerinin üçte ikisine düşer (küçük basınç ya da küçük tansiyon). Bu iki değer arasındaki [...]