Lohusalık Dönemi

HAMİMELİK SONRASI DÖNEM: LOHUSALIK DÖNEMİ
Lohusalık adını verdiğimiz dönem doğumdan sonraki günleri kaplar. Doğum yapıldıktan sonra geçen kırk iki günlük dönemdir. Bu dönemde vücut hamilelikle beraber gelen değişimden hamilelik öncesi olan duruma değişerek kendini düzene sokar. Bu değişim fizyolojik ve psikolojiktir. Lohusalık ciddi bir dönemdir. Lohusa olan kadın bu dönemde bir rahatsızlıkla karşılaşırsa kalıcı hale gelebileceği gibi bu rahatsızlıktan dolayı ölüm bile söz konusu olabilir. Çok erken lohusalık dediğimiz dönem doğumdan sonraki ilk gündür. Erken lohusalık dönemi ise doğum sonrasında olan bir haftanın kapsadığı dönemdir. Geç lohusalık da kalan altı haftalık sürenin kalan günleridir. Lohusalık döneminde yumurtalıklar ve üreme organı ancak kendini toparlar. Eğer anne bebeğini emzirmiyorsa adet kanamaları lohusalık döneminden sonra başlayabilir. Anne emzirme dönemi geçiriyorsa ortalama altı ay kadar bir süre içerisinde adet kanamaları düzene girer. Doğumdan sonra rahim doğum öncesi olan haline geri döner. Rahim küçülmeye başlar buna da involusyon denir. Hamilelik ile beraber rahim, ağırlık bakımından hamilelik öncesi sahip olduğunuz rahim ağırlığının yirmi katına ulaşır. Lohusalık dönemiyle beraber belli periyotlarla lohusalık bitene kadar eski haline geri döner. Rahim şu an bile bilim dünyasında şaşkınlığa yol açan bir organdır. Öyle ki vücudumuzda ki organlardan hiç biri kendi büyüklüğünün yirmi katına ulaşıp sonra eski haline dönemez. Doğum sonrasında rahim kasılmaya devam eder. Bu kasılmalar ağrı yaratır. Öyle ki doğum anında hissedilen kasılma ve ağrı doğum sonrası hissedilen kasılma ve ağrıdan çok daha azdır. Doğum sonrasındaki birkaç gün ağrılar devam eder. Saatler ilerledikçe ağrının şiddeti ve kasılmalar azalmaya başlar. Emzirme anında salgılanan oksitosin hormonu da bu birkaç günlük ağrının oluşmasına neden olur. Doğum anında olan kanama bebeğin rahimden çıkmasıyla küçülen plasenta sayesinde durur. Plasentanın kapladığı alan altı hafta gibi bir sürede eski haline gelir.
DOĞUM SONRASI AKINTI
Doğum olayı gerçekleştikten sonra vajinadan bazı akıntılar gelir. Bu akıntının ismi lochia akıntısıdır. Doğum sonrasında gelen akıntıda kan ve doku birimleri vardır ve bu akıntıya lochia rubra akıntısı denir. Sonra bu akıntı yerini daha açık renkli olan lochia seroza akıntısına bırakır. Lohusalık dönemine girdikten sonra ortalama iki hafta sonra kadar da lochia alba akıntısı gelir. Bu akıntı ise kıvamı koyu ve rengi açık olan bir akıntıdır. Akıntılar lohusalık döneminin dördüncü haftasında kesilir. Yalnız burada dikkat edilmesi gerekilen önemli bir husus vardır. Lochia akıntıları olurken doğum yapan bireyin vajina bölgesindeki hijyene çok önem vermesi gerekmektedir. Bireyin lochia nedeniyle her hangi bir rahatsızlığa kapılması çok kolay olur. Lohusalık döneminde oluşacak enfeksiyon bireyin hayati tehlikesini arttırmaktadır.

Lohusalık Dönemi
RAHİM AĞZI VE VAJEN DEĞİŞİKLİĞİ
Doğumda rahim ağzı on santimetre kadar açılmaktadır. Doğum sonrasında gelecek olan bir hafta içinde bir santimetreye iner. Fakat görünüm açısından oval değil elips şeklinde olacaktır. Normal bir kadında rahim ağzı oval görünmektedir. Rahim ağzı lohusalık sonuna doğru tam bir iyileşme gösterir. Vajina da durum benzeridir. Doğum sırasında çok fazla zorlanmış ve esneme yapmıştır. Dokusunda zarar oluşmuştur. Lohusalık döneminin ortalarına doğru iyileşmeye başlar. Fakat kaybettiği elastikiyeti bir daha geri kazanamaz. Cinsel anlamda tatminsizlik başlar. Sezaryen ameliyatları bu nedenle tercih edilebilinmektedir. Hamilelik sonrasında genişleme ve esneme gösteren karın kasları da tıpkı dolaşım, boşaltım ve endokrin sistem gibi lohusalık döneminin sonunda kendini toparlamış olur. Lohusalık dönemi sonrasında bireyin egzersiz yapması önerilmektedir.
DOĞUM SONRASINDA OLUŞABİLECEK PROBLEMLER
Doğum olayı başlı başına büyük bir eylemdir. Doğum yapan kadının bir gün boyunca gözlem altında kalması önemlidir. Kanaması ve tansiyonundaki değişiklikler takip edilmelidir. Doğum sonrasında eğer rahim kasılmazsa kanama devam eder. Ev doğumlarında ki ölümlerin çoğu bu nedenledir. Doğum sonrasında elbette ki kanama olacaktır. Fakat bu kanama yarım litreyi geçtiği anda risk yaratır. Kan kaybından dolayı anne kaybedilebilir. Bu yüzden hastane ortamında yapılan doğumlarda acil müdahale yapılabilir. Müdahale ise elle rahme masaj yapılmasıdır. Eğer bu bir işe yaramazsa ilaç tedavisi uygulanır. Doğum sonrası rahmin kasılmaması dolay oluşan bu kanamaya atoni denir. Anne hayatını riske sokan en büyük durum ise bebeğin içinde barındığı amniyon sıvısının annenin kan dolaşımına bulaşması ve orada hareket etmesidir. Amniyon sıvısı kanda dolaşırsa zamanla akciğere ve beyine de ulaşır. Akciğer ve beyin ulaşması demek damarlarda tıkanıklığa yol açması ve annenin kaybedilmesi demektir. Bu tanı koyulabilen veya tedavi edilebilen bir durum değildir. Amniyon sıvısının kana ulaşmasına amniyon mayisi emboli denir. Doğum yapan kadınların kaybedilmesinde önemli etkenlerden biri de amniyon sıvısının kana ulaşmasıdır. Doğum yapmış bir kadının enfeksiyon kapması çok tehlikelidir. Lohusalık humması denilen bir enfeksiyon vardır. Yüksek ateş ile kendini belli eder. Lohusalık hummasına yakalanma nedenlerinin arasında doğumun uzun sürmesi, zarların erken açılması gibi benzeri durumlar vardır. Enfeksiyon üreme organında, idrar yollarında veya memelerde görülmektedir. Başka bir enfeksiyonda rahim içinde iltihaplanma olmasıdır. Lohusalık döneminin üçüncü gününde kendini yüksek ateşle belli eder. Lochia dediğimiz akıntı kötü bir şekilde kokmaktadır. Karın boşluğuna kadar iltihaplanmanın yayılması olasıdır. Rahim iyice hassas bir duruma gelir. Aynı zamanda ağrısı da fazladır. Bireyin yatakta istirahat etmesi ve sıvı tüketmesi önemlidir. Tedavi için de antibiyotik kullanılır. Tüm bunların yanında bu enfeksiyonun kan yolu ile tüm vücuda yayılması gibi bir durum söz konudur. Kan yolu ile enfeksiyon tüm vücuda yayılırsa hayati tehlike oluşur. Rahimde iltihaplanma oluşmasına endometrit, iltihabın karın boşluğuna kadar yayılmasına ise peritonit denir. İYE kodlaması yapılan idrar yolları enfeksiyonu da loğusa dönemindeki kadınlarda sıkça görülmektedir. Kasık da belde ağrılar birlikte idrar yaparken yanma hissedilir. Doğum esnasında vajinada oluşan yaralanmaların hepsi idrar yolları enfeksiyonunun oluşmasına yol açan durumlardır. Tedavi için antibiyotik kullanılır. Lohusalık döneminin ikinci ya da üçüncü günü kendisini ateşle belli eder. Tedavi için antibiyotik kullanılır. Hamilelik öncesinde yaşadığınız sistemik rahatsızlıkların hepsini lohusalık döneminde size sorun olarak döneceğinden bu dönemi en iyi şekilde geçirmeniz gerekmektedir.
PERİNE NEDİR VE BAKIMI NASIL OLMALIDIR?
Doğum anında bebeğin rahat çıkabilmesi için doktor tarafından kesi işlemi yapılır. Bu sayede kontrol dışında gelişecek yırtılmalar önlenmiş olur. Bu kesi işlemine epizyotomi denir. Perine bölgesi vajinanın girişi ile makat bölgesinin arasında kalan bölümdür. Doğum olayının sonrasında epizyotomi alanının mikrop kapmaması için özel bakım yapılmalıdır. Enfeksiyon halinde bu kesinin iyileşmesi çok daha zor ve acılı bir hale gelir. Bu bakım, iyileşme oranına göre değişmekle beraber en az bir en fazla ise üç hafta kadar bir süreyi kapsamaktadır. Perinede ağrı ve şişlik oluşur. Doğumda bebeğin başı burada sıkıştırıldığından vajinada ve perinede ödem oluşması gibi bir durum söz konusu olabilir. Bunun yanında kontrolsüz yırtık oluşmaması için yapılan epizyotomi yeterli olmayabilir. Epizyotomiye rağmen kontrolsüz oluşan yırtıklar olabilir ve bu yırtıklar gözden kaçmış olabilir. Dikim işlemi yapılmazsa eğer enfeksiyon kapması gibi bir durum vardır. Kanama oluşabilir. Eğer bu kanamalar doku arasında birikirse vajinada şiddetli ağrılar meydana gelir. Kanamanın iç tarafa doğru oluşmasına hematom denir. Bununla beraber doğum anında şiddetli ıkınmadan dolayı hemoroit sorunu ile karşılaşabilirsiniz. Otururken canınızı çok yakacak olan bir durumdur. Oturma banyosu veya ilaç ile iyileştirilmeye çalışılır. Eğer bu yöntemler işe yaramazda cerrahi bir müdahale gerekebilir. Gelelim perinenin bakımına. Ağrı ve kanama için buz tatbik etmek veya oturma banyoları uygulamak bazı kişilere bazı zamanlarda önerilmektedir. Ağrı kesici hapları doktor kontrolünde kullanırsanız eğer ağrısını önlemek adına önemli bir adım atmış olursunuz. Aynı zamanda perine bölgesini zorlamamak adına yine doktorunuzun önereceği ve dışkıyı yumuşatacak olan ilaçları kullanabilirsiniz. Bu ilaçlar hemoroit sorununuz içinde büyük bir yardımcı olacaktır. Perine bölgesini sadece su ile temizlemek yeterli olacağı bazı solüsyonlarla da hijyenini sağlayabilirsiniz. Günlük ped kullanmak ve bu pedleri sürekli değiştirmek işe yarayacaktır. Bölgeyi kuru tutmak burada enfeksiyon yaratacak her hangi bir mikroorganizmanın üremesini önleyecektir. Akıntı ve kanamanızın durumunu da test etmekte fayda var. Tuvalette temizliği önden arkaya doğru yapın. Arkadan öne doğru yapılan temizliklerde dışkının perineye ve vajinaya bulaşması gibi bir durum söz konusudur. Bu da enfeksiyona neden olur. İki saatte bir ped değiştirmeye başlarsanız ve değişim sırasında kanın koyu renk olduğunu aynı zamanda kokulu olduğunu fark ederseniz hemen bir doktora başvurun.
DOĞUM SONRASI YAŞAM
Normal doğum yapan bir kadın bir gün hastanede gözlem altında tutulurken sezaryen ile doğum yapmış olan bir kadının da iki gün boyunca gözlem altında tutulması önemlidir. Doğum ister sezaryen ister normal şekilde yapılmış olsun eve gidince annenin dinlenmesi önemlidir. Sürekli yatması veya uzanması da dolaşımını olumsuz etkiler. Evin içinde dolaşması ufak tefek işleri yapması kendine özgüvenini getireceği gibi dolaşım sitemini de rahatlatmış olacaktır. Doğumdan sonra eve çıkması uygun görülen bireyin istediği her şeyi yemesi serbesttir. Doktorlar özellikle de anneye meyve ve sebze ağıtlıklı beslenmesi gerektiğini söyleyecektir. Emzirme dönemine giren bireylerde süt oluşması için gerekli olan kalori 2600 ile 2800 arasındadır. Bu sayede emzirme döneminde süt sorunu ile karşı karşıya kalınmaz. Doğum sonrasında bağırsak hareketlerinde yavaşlama olacaktır. Bu yavaşlamayı ve kabızlık durumunu ortadan kaldırmak için lifli gıdaları tüketmek yarar sağlayacaktır. Bununla birlikte bol sıvı tüketimi daha yumuşak dışkı oluşumuna neden olur. Bununla birlikte doktorunuzun önereceği ilaçlarda bunu sağlayabilirsiniz. Ama doğal yöntemler her zaman için daha iyidir. Normal doğum yapan kadınlar ayakta banyo yapabilirler. Fakat sezaryen doğumu yapan bireyler en az üç gün oturarak banyo yapmak zorundadırlar. Çünkü sezaryen bir ameliyattır. Lohusalık dönemi bittikten sonra egzersiz yapmaya başlayabilirsiniz. Hem karın kaslarınız güçlenir hem de olası sarkmalar önlenmiş olur. Epizyotomi kesitinin meyillendiği tarafa doğru yatmaktan ve ağırlık vermekten çekinin. Tüm bunların yanında cinsel istekte azalma görülür. Doğumdan sonraki yirmi beş gün süresi geçince cinsel ilişkiye girebilirsiniz. Genel anlamda istek ve arzu doğumdan sonraki üç ayın sonunda başlar. İstek ve arzunun olmaması tamamen psikolojiktir. Emzirme döneminde salgılanan prolaktin hormonu da östrojen hormonuna baskı yapar. Östrojen hormonunun kullanılamaması da vajinada kuruluk yaratır. Kuruluk anlamında şikayetiniz üst boyutta ise doktora görünmenizde büyük yara vardır. Doktorunuz belli ilaçlar yardımıyla bu sorunu çözebilir.

Leave a Reply

You can use these XHTML tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>