Kısırlık
Çağımızın Korkulan Rahatsızlığı Kısırlık
Kısırlık denilen şey evli çiftlerin belirli bir süre düzenli ilişkiye girmelerine rağmen hamile kalamaması durumudur. Evli çiftlerin korkulu rüyası olan bu durumun tedavisi olmakla birlikte bazı durumlarda tedavi sonuç vermeyebilir. Yediğimiz yiyeceklerdeki hormonlar da kısırlık riskini arttırmaktadır. Bu nedenle birçok çift hastaneye gelmektedir. Son dönemlerde hastaneye kısırlık sorunuyla gelenlerin sayısı artmıştır. Kısırlığın hangi tarafta olduğunun bilinmesi kısırlık rahatsızlığının ortadan kaldırılması açısından önemli bir adımdır. Kadında ya da erkekte olan bu sorunun giderilmesi için farklı tedavi metotları kullanılır bu yüzden sorunun kaynağının bilinmesi hastalığın ortadan kaldırılması açısından önemlidir.

Neden Kısır Oldum?
Bu sorunun birçok nedeni vardır. Kadın ve erkekte değişen şekillerde ortaya çakar. Çok az kişide tedavinin sonucu istenildiği gibi sonuçlanmaz.
Bir kadının kısırlık sorunuyla karşılaşmasının en büyük nedeni yumurtalıklarında oluşan rahatsızlıklardır. Yumurtlama dönemindeki düzensizlikler yani kanamanın az olması ya da hiç olmaması, hormonal bozukluklardan ileri gelmektedir. Böyle hastalar adet döneminde çeşitli hormon ilaçları kullanarak adet görebilirler. Bu da hormon eksikliği ya da hormon azlığından kaynaklanır. Sadece yumurta sayısının azlığında değil çokluğunda da kısırlık oluşabilir. Yumurta sayısının fazla olması erkeklik hormonu salgılanmasına neden olur ve böylece yumurtalar oluşması gerektiği şekilden farklı oluşur. Hormonlar düzenli şekilde salgılanmadığı için yüzde sivilceler oluşur. Bu hastalığa polikistik over sendromu denir. Bu hastalığın tedavisi biraz uzun sürer fakat prolaktin hormonunun aşırı salgılanması durumunda ise tedavi daha kolaydır ve sonuç verir. Hormon rahatsızlıklarının tedavisi uzun sürmekle birlikte sonuç alınabilir niteliktedir fakat yumurtaların bulunduğu tüplerde rahatsızlık varsa tedavi biraz daha zordur. Tüp tıkalı ise ya da hasar görmüş ise döllenme olmayacağı için hamile kalınmaz. Sperm tüpler tıkalı olduğu için yumurtaya ulaşmaz ve böylece döllenme meydana gelmez. Rahim ağzında salgılanan mukuslu sıvı sayesinde sperm tüplere ilerler rahim ağzındaki bozukluk da gebeliği önler. Bu rahatsızlıkların nedeninin en başında cinsel yolla bulaşan hastalıklar gelmektedir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tüplerde iltihaplara neden olur ve tüpleri tıkar bu nedenle döllenme gerçekleşmez. Hastalıktan kurtulmak ve hastalığı önlemek için koruyucu tedaviler uygulanmalı ve tek eşli ilişkiye özen gösterilmelidir. Şişmanlık, içki, sigara, kullanılan bazı ilaçlar, vitamin eksikliği ve yaş kısırlığı tetiklemektedir. Otuz beş yaşın üstündeki kadınlarda hamilelik ihtimali zorlaşmaktadır. Düşük olma durumu ise kırk yaş ve üstündeki yaşındaki kadınlarda olasıdır.
Erkeklerde ise kısırlığın en büyük nedeni sperm sayısının azlığıdır. Sperm yapısının ya da üretiminin bozukluğu ve sperm kanalındaki tıkanıklıktan dolayı sperm gelmemesi durumu kısırlık nedeni olabilir. Döllenmenin meydana gelmesi için en az iki milyon spermin yarısının hareketli olması gerekir. Erkeklerin sperm sayısının azalmasında hormonların da büyük rolü vardır. Ateşli hastalıklar, enfeksiyonlar ve kullanılan bazı ilaçlar sperm kalitesini düşürür. Sperm salgılanmasını engelleyen hormonlarda kısırlık oluşumunda etkilidir. Ayrıca diz üstü bilgisayar kullanımı da sperm kalitesini düşürmekte ve kısırlığı tetiklemektedir. Bunların yanı sıra stresin de kısırlığı etkilediği söylenmektedir fakat bilimsel olarak kanıtlanmamıştır. Kadınlarda olduğu gibi alkol alımı sigara ve şişmanlık da erkeklerde kısırlığa neden olur. Radyoterapi spermlerin hasar görmesine neden olur bu nedenle kanserli hastalarda kısır olma durumu fazla görülür.
Hastalık Nasıl Teşhis Edilir?
Erkeklerde ve kadınlarda kısır olma oranı neredeyse eşittir. Hastalığın tedavisi için hastaneye birlikte gidilmesi gerekir. Gebeliği önleyen şeyin ne olduğunun tespit edilmesi için doktorla açık konuşulması ve çekinmeden hissedilen rahatsızlığın anlatılması gereklidir. Geçirilen hastalıklar ve kullanılan ilaçların isimleri verilmeli bu sayede hastalığın nedeni belirlenebilir. Önce kadının rahatsızlığı dinlenir ve tetkikler yapılır. Çekilen ultrason ve jinekolojik muayenenin ardından hastalık varsa bulunur ve tedaviye başlanır. Sorun bayanda değilse erkeğin muayenesi yapılır. Sperm sayımı, spermlerin ne kadarının hareketli olduğu ve boyutları araştırılmak üzere erkekten sperm alınır. İltihaplı bir durum var mı yok mu araştırılır ve bunun sonunda kısırlığa neden olan sorun tespit edilir. Eğer yeterli bir sonuç alınamadıysa aynı muayene yirmi ya da yirmi beş gün içinde tekrarlanır.
Kısırlığın Tedavi Şekilleri:
Yapılan tetkik ve muayene sonucunda kısırlığa neden olan etken bulunur ve bunun ortadan kaldırılması amacıyla hastaya en uygun tedavi şekli seçilir.
Eğer sorun erkeğin sperm sayısında ya da hareketliliğindeyse ilaçla tedaviye başlanır. Sperm kalitesinin artması için hastanın en azından tedavi sürecinde sigara alkol gibi alışkanlıklarını terk etmesi gerekmektedir. Erkeğin sperm kanallarının tıkanması yüzünden yeterli spermin döllenme kanalına ulaşmaması halinde gebelik gerçekleşmiyorsa aşılama yardımıyla yani erkekten alınan ve hareketli spermlerin seçilerek kateter yardımıyla anne rahmine yerleştirilmesi yöntemiyle döllenmenin gerçekleşmesi sağlanır.
Tüp bebek yönteminde ise benzer şekilde erkekten sperm alınır ve alınan sağlıklı ve hareketli spermler anneden alınan sağlıklı yumurta hücreleriyle laboratuar ortamında uygun sıcaklıkta birleştirilerek dışarıda döllenme oluşumu sağlanır ve döllenen hücreler anne rahmine ya da yumurtalık tüplerine yerleştirilir. Eğer erkeğin sperm sayısı az ise bu sefer de mikroenjeksiyon yöntemi kullanılarak erkekten alınan tek bir sperm hücresi kadının yumurtasına enjekte edilir ve döllenme gerçekleştirilmiş olur. Bu yöntem az sayıda spermi olan erkekler için kullanılan yöntemdir.

Leave a Reply