Belsoğukluğu
Belsoğukluğu,ivegen sidikyolu ya da dölyolu iltihaplarıyla yansıyan cinsel hastalık. Neisseria gonorfhoeae adlı bakterinin yol açtığı belsoğukluğu , en sık rastlanan cinsel hastalıklardan biridir. Hastalık etkeni bakteri, hastaların büyük çoğunluğunda cinsel ilişki yoluyla aktarılır; ama ender olmakla birlikte, annesinde enfeksiyon bulunan çocuklara, doğum sırasında dölyolundan geçerlerken bulaşabilir. 3-5 gün süren kuluçka döneminden sonra, sidik çıkarırken ağrı ve üreme organlarından akıntı, ilk belirtileri oluşturur. Bununla birlikte, hastalığa yakalanan kadınların yarısından çoğunda hiçbir belirti görülmez. Zamanında tedavi edilirse zarar vermeyen bel soğukluğu , tedavi edilmezse kısırlığa kadar varan sorunlara yol açabilir. Tedavide penisilinlere ve sülfamitlere başvurulur.
Diğer Bir Kaynaktan Bilgi
Bel Soğukluğu
Tıp dilinde Gonore diye bilinen, halk arasında bel soğukluğu olarak bilinen hastalık, cinsel ilişki ile bulaşan ve genelde idrar yolları, üreme organlarının mukoza kısmına yerleşen bir hastalıktır. Bel soğukluğu hastalığı, ilk önce üreme organları mukoza kısmına yerleşirken zamanla kanla vücuda yayılabilir.
Bel soğukluğu teşhisi koymak için en güvenilir metot irinli akıntıda gonokoklann aranması metodudur. Kişiden akıntı alınır ve lamın üzerinde konularak sabitleştirilir. Ardından akıntı boyanır ve opak olan bir mikroskopla incelenmeye başlanır ve inceleme sonucunda kesin sonuca ulaşılır.
Bel Soğukluğu Sebepleri
Bel soğukluğu hastalığına kapılmanın en net sebebi hastalığı taşıyan bir kişi ile girilen cinsel ilişkidir.
Bel Soğukluğu Belirtileri
Bel soğukluğu hastalığı genelde 48 saat ile 72 saat kadar bir sürede kuluçka dönemini atlatır ve klinik belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Bel soğukluğu yaşayan kişi siyeğin dış ucunda yanma hissi başlar. Bakıldığında da siyenin ucunda kızarıklık ve şişme meydana gelir. Aradan geçen birkaç saat içinde yeşile kaçan bir renkte irinli akıntı gelmeye başlar. Var olan bu akıntı kendiliğinden de gelebilir veya kişi kendi penisi sıkarsa da gelebilir. Kişi idrarını yaparken yanma hissi duyar ve idrar yapmakta zorlanır. Sürekli baş ağrısından, aşırı yorgunluktan ve halsizlikten şikâyet eder. Bel soğukluğu kadınlarda erkeklere nazaran daha sessiz ilerler. Kadınlarda çok fazla akıntı ile kendi belli etse de kadınlar bunu normal bir durum sayarak önemsemezler. Bel soğukluğu, kadınlarda rahim boynu kanalına yerleşmektedir. Kadınlarda da bel soğukluğu erkeklerdeki gibi yorgunluk ve halsizliğin eşliğinde baş ağrısı ile kendisi gösterebilir. Bunun yanında kadın jinekolojik muayene olduğunda döl yoluna açılmış olan ağzında ödem, kan toplaması, kızarıklıklar ve şişlikler göze çarpar.
Bel Soğukluğu Tedavisi
Belsoğukluğu tedavisinde, günümüzde sülfamitler gibi eski ilaçların yerini artık antibiyotikler almıştır. İlk başlarda etkili olabilen sülfamitler, bazı bakterilerin direnç göstermesiyle tedavi edici özelliklerini zamanla kaybetmiştir.
Hemen hemen bütün antibiyotiklerin tedavide yeterli olduğu gonokok enfeksiyonunda yine dirençli bakteri çeşitlerinin meydana gelmesi ile penisilin kullanımı da azalmaya başlamıştır. Penisilin kullanımı yerine genelde spektinomisin, seftriakson ve sefoksitin gibi ilaçlar kullanılmaya başlanmıştır.
Antibiyotik tedavisinin en olumlu tarafı, bu tedavi yönteminin yeni yakalanılan frengiyi kamufle edebilme olasılığıdır.
Bel Soğukluğundan Korunma Yöntemleri
Bel soğukluğu bulaşmadan önce veya bulaşma şüphesi olduğu anda antibiyotik tedavisi almaya başlanmalıdır. Cinsel ilişki sonrasında cinsel organ sabunlu su ile iyice temizlenmeli ve enfeksiyon riski azaltılmalıdır.


Leave a Reply