kenan

ODUNSU DOKU

ODUNSU DOKU Evrim sürecinin üst basa­maklarında yer alan bitkilerde, başlıca su iletim sistemini meydana getiren doku. Bu doku topraktan aldığı mineralleri (inorga­nik tuzlar) içeren ham özşuyunu dallara, oradan da yapraklara iletir.

OFTALMİ

OFTALMİ Gözün iltihaplanması. Yeni doğan çocuk oftalmisindeki gibi konjunktivit (ço­ğu kez bel soğukluğu mikroplarından kay­naklanır,  ya da sempatik oftalmideki gibi uveit (ya da panoftalmi) şeklinde olabilir, ikincisinde göz­lerden birinin zedelenmesinden sonra, her iki gözde de iltihap ortaya çıkmaktadır. Enfeksiyonlarda antibiyotiklerin kullanılma­sı gerekebilir. Sempatik oftalmide ise ste-roidlerden yarar görmek mümkündür.

OMURLAR

OMURLAR Omurgayı meydana getiren ke­mikler. Bildiğimiz gibi omurga, insanı da içeren omurgalılar olarak adlandırılan bir grup hayvanın iskeletin ana eksenini, te­melini oluşturmaktadır. Vücudun*her seg-menter bölümü için görevli omurlar var­dır. Bunlar gövdeye hem esneklik, hem de güç kazandıracak şekilde özelleşmişlerdir. Boyundaki omurlar küçüktür ve bunların yaptıkları eklemler, başın serbestçe hare­ket etmesine olanak verir. Göğüs omurları kaburgalar [...]

OMURİLİK

OMURİLİK Merkez Sinir Sisteminin kafatasının dışında kalan bölümü. Kafata­sının tabanında medulla oblongatayt (omu­rilik soğanı, soğanilik) yaparak beyinle bir­leşir ve omurların oluşturduğu bir kemik kanal içerisinde aşağıya doğru uzanır. Ke­mikle omurilik arasında beyin zan olarak adlandırılan bağ dokusundan yapılma üç zar vardır. Omuriliğin enine kesitinde; or­tada gri maddeden yapılı H harfi biçimin­de bir merkez bölüm (sinir [...]

OMUZ

OMUZ Kolun yukarı, bölümü ile (huerus üst bölümü) gövdenin üst bölümü (kürek kemiği, köprücük kemiği ve kaburgalar) arasındaki eklem.  Açık ve yuvarlak türdeki bu oynar eklemin sağlamlığını çevresinde­ki çok sayıda güçlü kaslar sağlar. Çok ha­reketli bir eklemdir ve hareket sınırı da son derece geniştir.

ONARIM DOKUSU

ONARIM DOKUSU Bir yara iyileşmeye baş­ladığı zaman oluşan açık kırmızı renkli ta­necikli doku. Başlangıçta ince kan damar­larını içeren bu doku kolayca kanar. Ya­ra iyileşince bunun yerini yara izini  oluşturacak olan bağ dokusu alır. Epitel hücreleri ise sonunda deriyi meydana getirir.

ORTAK BİLİNÇSİZLİK

ORTAK BİLİNÇSİZLİK Özellikle Jung tara­fından kullanılan ve bilinçsizliğin kişisel­den çok ırkın geçirdiği deneyimlerden kay­naklanan bölümlerini belirten bir deyim.

ORTODONTİ

ORTODONTİ Dişlerdeki şekil bozuklukları ya da yerinden kaymış bulunan dişlerin dü­zeltilmesi ile uğraşan diş hekimliği dalı.

ORTOPEDİ

ORTOPEDİ Kemiklerin ve yumuşak dokuların hastalıkları, zedelenmeleri ve şe­kil bozukluklanyla uğraşan özel bir cerra­hi dalı. Anestezinin, asepsinin ve X-ışınlarının gelişmesine kadar kullandığı yöntem­ler, yalnızca Amputasyon  ve kirile çıkık düzeltmesi şeklindeydi. Günümüzde ise ortopedi; doğuştan şekil bozuklukları­nın, kemik tümör ve kırıklarının, osteomi-yelitin, artritin ve eklem çıkıklarının teda­visi gibi konularla da ilgilenmektedir. Yön­temleri ise alçıya almaktan cerrahi [...]

OTOPSİ

OTOPSİ Ölüm nedenini ortaya çıkarmak ve bir hastalığın yol açtığı anormal anato­mik değişiklikleri ortaya koymak  amacıyla bir ceset üzerinde, Ölümden sonra yapılan teşrih, {açımlama, disseksiyon). Konulan teşhisin ve uygulanan tedavinin objektif olarak değerlendirilmesi­ne imkân verir. Adli Tıp alanında ise Ölüm nedenini, zamanını ve şeklini otopsiyle saptamak mümkündür.

Page 20 of 36« First...10181920212230...Last »