Ara Hastalığı (Akut Romatizmal Ateş)
Akut romatizmal ateş yani ARA hastalığı, farenjit hastalığından yaklaşık 2 hafta sonra vücutta biden fazla bölgeyi tutup aniden başlayan bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi bu hastalıktan kötü bir şekilde etkilenmektedir. Akut romatizmal ateş, genç yaşta meydana gelen kalp hastalıkların en önemli nedenlerinden biridir. Bu hastalılığı geçirmiş olan biri tekrar aynı hastalığı geçirebilmektedir. Ancak ilkinden daha şiddetli olur.
ARA’nın görüldüğü kişiler
ARA, 5-15 yaş arası hastalığı olarak görülür. Yani en sık görülen yaşlardır. 5 yaşın altındaki çocuklarda nadir olarak oluşur. Zira 5 yaşın altındaki çocukların hastalığa yol açan bu organizmayla karşılaşmaları pek olası değildir. ARA gelişmiş ülkelerde sok karşılaşılan bir durum değildir. Yaklaşık 15 milyon kişi her sene ARA hastalığına yakalanmaktadır.
ARA’da genetik yatkınlığın olduğu düşünülür. Tabi bu durum kesin değildir. Ailesinde Ara hastası olan kişilerin genetik olarak bu hastalığa yatkın oldukları durumu vardır.
Belirtileri ve Kriterleri
Akut romatizmal ateşte majör ve minor olarak iki tür kriter vardır. Tanı koymada bu kriterlerin yardımı yadsınamaz. ARA nın majör kritereleri şöyledir:
Gezici poliartrit: En sık rastlanan bulgudur. Artrit eklem iltihabıdır. Gezici poliartrit denilmesinin nedeni farklı zamanlarda birden fazla eklemde görülmesidir.
Perikardit, Endokardit ve Miyokardit: En önemli bulgudur. Kalbin etkilendiğinin göstergesidir. Kalp kasları veya kapakları tutulduğunda gerçekleşmektedir. Kalp yetmezliğinden tutun, kalp kapağı rahatsızlıklarına kadar pek çok belirtiye sahip olabilir. Bulgular kalbin tutulduğu yere göre değişmektedir.
Deri altı nodüller: Dirsek ve el bileğinde sıkça rastlanan sert ve hareket edilen ağrısız nodüllerdir.
Döküntüler: genellikle deri aldı nodüllerle beraber olan, kaşıntı yapmayan türdendir.
Syndenham koresi: Sinir sistemine etki eden bu bulgu istemsiz hareketlerdir.
Akut romatizmal ateşin minör kriterleri ise şunlardır:
• Ateş
• Halsizlik
• Karında ağrı
• Boğaz kültüründe meydana gelen bakteri pozitifliği
• Kalp anomalisi
• Kan tahlilinde lökosit ve sedimentasyon
ARA’ nın teşhisi
Teşhis için birkaç hafta önce meydana gelmiş bir boğaz enfeksiyonu görülmelidir. Eklemlerde ağrı görülmektedir. Ağrı gezici tarzda olabilmektedir. Sürekli bir ateş mevcuttur. bu hastalığın teşhisi için belittilen bulgulardan 2 majör yada 1-2 minör bulgunun olması gereklidir.
Tedavi Yöntemi
Tedaviden önce alınması gereken bazı tedbirler mevcuttur. hastalık aktif dönemde iken yatak istirahatine ihtiyaç vardır. Bu istirahat ateşini sendimantasyonun normale dönmesine ve kalp hızının 100ün altına kadar inmesine kadar sürmelidir. EKG de bozuklukların düzeldiği görülmelidir. Beslenmeye dikkat etmek gerekir.
Tedavide salisilatlar kullanılmaktadır. Hastalığın seyrinde çok etkili olmamaktatdır. Bunlar ateşi düşürüp, eklemlerdeki ağrı ve şişliği azaltmak için çok etkilidir. İlacın kesildiğinde şikayetler yeniden başlarsa, ilaca yeniden başlamak gerekir.
İlaçlardan bir tanesi sodyum salisilattır. Bazı yan etkileri vardır. Bulantı, kusma, sindirim sisteminde kanamalar gibi. Yan etkilerini azaltmak adına yemekten sonra antiasid yada sütle beraber içilmelidir. Kalp yetmezliği olan hastalara önerilmez.
Başka bir ilaç aspirindir. Çocuklarda ve yetişkinlerde kullanılabilmektedir. Yüksek dozda alınması halinde solunum derinliği artabilir. Kimi enfeksiyon durumlarında penisilin verilmektedir. Ağır olan vakalarda kortikosteroid tarzı ilaçlar karditteki iyileşmeyi sağlamak için verilmektedir. Bu kalp kasındaki zedelenmeyi önleyemez.
Bahsedilen bu ilaçların dozu ve ne kadar kullanılacağı doktor tarafından belirlenir.aksi halde tehlikeli yan etkilere sebebiyet verebilir.
ARA hastalığının seyri
Çocuklarda ilk ataktan sonra 5 yıl içinde tekrar görülebilme ihtimali yüksektir. 5 yıldan sonra tekrarlama ihtimali zayıflar. Hastalık aktifken ölüm oranı yüzde 1-2 dir. Kalp yetmezliği, kalp büyümesi ve perikard iltihaplanması varsa hastalığın seyri iyi değildir. Genellikle gençlerde 1/3ünde ilk atağın ardından kalp kapaklarında hasar meydana gelir. Mitral kapak en sık tutulan kapaktır. 10 yıl sonra yaşamış olanların 2/3ünde kapak hasarı meydana gelir. Mitral yetmezlik yetişkinlerde daha fazla görülmektedir. Çocuklarda ise aort yetmezliği sık görülür.


Leave a Reply