Apandisit
Apandisit, apendiks vermiformisin iltihaplanmasıdır. Apandisiti hazırlayan çeşitli etkenler vardır. En sık rastlanan etken,
apendiks vermiformis mukozasının salgısının, apendiksin boşluğuna birikip organa baskı yapılması sonucu organın kan dolaşımının azalmasıdır. Kan dolaşımı azalan mukozada küçük bir ülser gelişir. Bu ülser kolayca mikrop kapar. Zamanla bu bölgedeki ülserasyon derinleşebilir. Bu ise apendiksin delinmesine yol açabilir. Gerek ülserleşme gerekse bölgenin mikropların istilasına uğraması apendikste bir iltihaplanmaya, yani, apandisite yol açar. Apandisite yol açan bir diğer olay, vücudun herhangi bir bölgesindeki mikrobik hastalıkta, kana karışan mikropların apendiksin lenfatik yapısını büyütüp, mukozanın kan dolaşımını dolaylı bir biçimde bozmasıdır. Bir diğer yol da apendiksin içine bağırsak parazitlerinin {örneğin askaris, oksiür gibi) ya da yutulmuş olan yabancı cisimlerin birikmesiyle mukozaya baskı yaparak, buranın kan dolaşımını bozup ülserasyona ve daha sonra da iltihaplanmaya yol açmalarıdır. Apandisitte en sık rastlanan mikrop “Eşeria koli” dir.
Hastalık en sık ergenlik çağında ve erişkinlik döneminin ilk yıllarında ortaya çıkmaktadır. Hastalık 15-24 yaşları arasında sıklık bakımından doruğa ulaşmaktadır.
Apandisitin klinik özelliklerini ve belirtilerini, delinmemiş ve delinmiş apandisit İçin ayrı ayrı ele alacağız.
Delinmemiş apandisitte, ağrı göbek deliği çevresinde başlar ve 6-8 saat sonra karnın sağ alt kadranına yerleşir. Ağrı sarısında hastalar hareket ölmekten kaçınırlar. Ağrı ile birlikte iştihsızhk da başlar. Bulantı ve kusma da gelişir. Ağrıyla birlikte başlayan bir diğer yakınma da kabızlıktır. Bazan ishal de gelişebilir. Hastalarda hafif bir aleş yükselmesi saptanır. Ateş 37.5 santigrad dorece kadardır. Çocuklarda biraz daha yüksek olabilir. Eğer ateş 37.5′dan yüksekse, delinmiş apandistten kuşku duyulmalıdır. Hastanın kurın ön duvarının sol alt kadranına dört parmnkla bastırdıktan sonra, baskı aniden kaldırıldığında sol alt kadranda ağrı doğabilir. Bu ağn tipi apandisit için oldukça özgündür. Hasla rektumdan parmakla muayene edildiğinde de karının sol alt kadranında ağrı, hassasiyet doğabilir.
Hastadan alınan kan örneğinde, lökositlerin sayısının yükselmiş olduğu görülür. Buna lökositoz denilmektedir. Lökositlerin sayısı başlangıçta 10000-12000 kadarken, sonraları 14000 ve daha yükseğe çıkabilir. Eğer lökositlerin sayısı 18000′in üzerine çıkmışsa, delinmiş apandisitten kuşkulanılmalıdır. Yukarıda belirttiğimiz lökosit sayıları 100 mi. kan için geçerlidir. Eğer apendiks mesane ya da üretere yapışmışsa, apandisit durumunda idrar içinde kan çıkabilir. Kandaki al yuvarların çökme hızı (eritrosit sedimantasyon hızı) artmış olarak bulunur.
Klinik ve laboratuvar incelemeler, eğer delinme-miş apandisiti düşündürüyorsa, hastaya herhangi bir antibiyotik ve/veya ağrı kesici ilaç verilmeksizin hasta kontrol altına alınır. 3-4 saatte bir klinik ve laboratuvar incelemeler yinelenir. Apandisite karar verildiğindeyse hasta ameliyata alınır.
Delinmiş apandisitlerde ölüm riski yüksektir. Çocuklarda apandisitin delinmesi daha hızlıdır ve daha çok görülür. Delinmiş apandisit periton apselerine, peritonite, karaciğer apselerine, bağırsak tıkanmasına ve çekum fistüllerine yol açabilir. Karında yaygın hassasiyet ve ağrının bulunması, sol alt kadrandaki parmak baskısının kaldırılmasıyla sağ alt kadranda ağrı belirmesi (ribaund testi), lökositozun çok yüksek olması ve hastanın genel durumunun daha ağır olması delinmiş apandisit kuşkusunu artırmalıdır. Apandisitin ilaçla tedavisi yoktur ve denenmemelidir.
Delinmemiş apandisit cerrahi bir girişimle çıkartılır. Bu ameliyata “Apendektomi” denilmektedir. Eğer apandisit delinmişse, apendekto mi burada da uygulanır. Ek olarak da, karın içinde peritona yayılmış olan iltihap artıkları drenaja alınır.
Eğer apendikse bağırsak ya da omentum denilen bir periton kıvrımı yapışmışsa, hasta muayene edildiğinde bu bölgede bir sertlik hissedilir. Bu durumda acil cerrahi girişim yapılmayıp, önce yüksek dozda antibiyotik verilir. Eğer yakınmalar gerileyecek olursa, ameliyat en az 6 hafta ertelenir. Eğer antibiyotik tedavisine karşın, yakınma ve belirtiler ilerlerse, hasta acil olarak ameliyata alınır.
Başka bir kaynaktan apandisit hakkında bilgi:
APANDİSİT
Kişinin karnının sağ alt kısmında apandis denilen kalın bağırsağının uzantısı vardır. Görüntü olarak solucana benzeyen ve hareket edebilen apandisin içinden bir besin geçme durumu yoktur. Apandisin uzunluğu çocuklarda, yetişkinlere göre biraz daha uzundur. Ortalama 10 cm kadar çocuklarda daha uzun görülür. Apandisin yeri kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu da apandis hastalığı olan kişilerde teşhis koymayı zorlaştırmaktadır.
Apandisin genellikle dışkı ya da daha küçük bir ihtimalle safra taşı, tümör veya bağırsak kurduyla tıkanması ile meydana gelen iltihaplanmasına apandisit denir. Apandisin vücuttaki yaptığı fonksiyonun ne olduğu henüz bilinmemektedir. Ancak lenf dokusu açısından zengin bir yapı olduğu tespit edilmiştir. Apandisin iltihaplanması halinde, yırtılarak karın bölgesinde yayılması sonucu ciddi sağlık problemleri meydana gelebilir. Tedavi edilmezse tehlikeli bir hastalık olan apandisit, karın zarında iltihaplanmaya sebep olabilir.
APANDİSİT KİMLERDE GÖRÜLÜR?
Yapılan araştırmalara göre, her 10 insandan birinde apandisit rahatsızlığı olduğu saptanmıştır. Apandisit hastalığının görüldüğü belli bir yaş grubu yoktur. 2 yaşından büyük herkes de görülebilir. Çoğunlukla 20 li yaşlarda apandisit hastalığına rastlanılır. Apandisit hastalığı çocukluk yaşlarında hem kız çocukların hem erkek çocuklarında eşit oranda görülürken, yetişkinlik döneminde erkeklerde kadınlara nazaran daha çok görülür.
APANDİSİTİN NEDENLERİ VE ORTAYA ÇIKIŞI
Apandis; kanal biçimde içi boş olan bir yapıdır. Apandisit içinde birçok mikroorganizma yaşar. Apandisitin içi, safra taşı veya dışkı yüzünden tıkanırsa, kalın bağırsakla olan bağlantısı zayıflamaya başlar. Akabinde mikroplar hastalık meydana getiren bir hal alırlar. Böylece bu bölgede iltihaplanmalar başlar. Mikropların birikmesi, iltihapların meydana gelmesi ile apandisitte basınç artmaya başlar ve çürümeye başlar. Nihayetinde apandisit patlar. Apandisin tıkanmasının sebeplerinden birisi de lenf dokularında meydana gelen şişmelerdir.
APANDİSİTİN BELİRTİLERİ VE TİPLERİ
İki çeşit apandisit vardır.
1) Akut apandisit: Akut apandisitin belirtileri çok şiddetlidir ve kişinin ameliyat olması gerekir. Kangrenli, irinli ve mukuslu olarak 3 farklı türü vardır. Mukuslu iltihap da iltihaplanma artmıştır ve apandisitte büyüme görülür. En sık karşılaşılan tiptir. Tedavi edilmediği takdirde irinli apandisite dönüşür. İrinli apandisit de apseye sebep olur ve bağırsağın diğer kısımlarına yayılabilir. Ülserin meydana gelmesi ile karın zarında iltihaplanma başlar. Kangrenli akut apandisitte, kanın pıhtılaşması ile apandisite akan kan miktarı azalmaya başlar. Sonuç olarak da doku ölümleri gerçekleşmeye başlar ve apandisit kopar.
Akut apandisitte en net belirti şiddetli karın ağrısıdır. Ortalama 4–5 saat kadar bu ağrı sürebilir ve karın bölgesinden başlayıp, kasık bölgesine oradan da sırt ve genital bölgeye sıçrayarak şiddetlenir. Bu belirtilerin yanında ateş yükselmesi, cildinde renk solması, nabız yükselmesi, ishal, mide bulantısı, iştahsızlık belirtileri de görülebilir.
2)Kronik apandisit: Akut apandisite göre belirtileri daha hafiftir. Karın ağrısı ile kendini belli eder. Mide bulantısı veya kusma şikâyetleri görülmez.
APANDİSİT TANISI
Apandisitin teşhisi koymak genelde çok zordur. Çünkü apandisitin belirtileri diğer hastalıkların belirtisi benzerlik gösterir. Hastaya yapılan ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi ile apandisin teşhisi konulabilir. Karın bölgesinin sağ alt kısmına bastırıldığında hastanın acısı ve ağrısı artabilir.
APANDİSİT TEDAVİSİ
Apandisit, tedavisi için kesinlikle ameliyat olunması gerekir. Apandisit ameliyatı ile apandisit kinin vücudundan alınır. Apandisit ameliyatı ortalama 40 dakika sürer ve hastanın 1 gün hastanede yatması gerekir. Apandisit hastalığı şüphesinde vakit kaybedilmeden ameliyat edilmelidir. Çünkü geç kalınması halinde ölüm gerçekleşebilir.


Leave a Reply